maalesef, depremi bir felaket olarak görmeye "alıştırılmış" toplumun zihinsel karanlığın da etkisiyle fışkırttığı bir aforizma.
nedir deprem; yer kabuğunu dans ettirerek petrol,maden suyu vb. bir yığın yeraltı maden kaynaklarının rezervlerinin oluşmasını sağlayan,yerüstünde de dünyanın en verimli ovalarını oluşturan, sanıldığı gibi bir felaket değil en az ekmek kadar önemli bir nimet olan bir doğa olayıdır. yani bugün arap dünyasının petrol zenginliğini borçlu olduğu, doğal gaz kaynakları ile orta asya ülkelerinin en önemli geçim kaynağı, bereketli ovalarıyla insan ırkının karnını doyuran, doğanın bize bir kıyağı.
peki neden bir felaket olarak gösteriliyor? çünkü; biz bu ovaları sanayi bölgeleri veya yerleşim siteleri olarak kullanıyoruz. 17 ağustos mağduru yalova' nın bereketli ovalarında site inşaatları bugün bile tam gaz devam etmektedir. bu inşaatları yapanlar, bu evlerde oturanlar da konumuzun mankeni olan hanfendinin yoldaşlarıdır.
işin diğer boyutu daha da acıklı. çelişkiye bakınız ki depremin en şiddetli etkilediği bölgeler aynı zamanda türkiye' nin en muhafazakar bölgeleri. yani bodrum' un barlar sokağında olmuş olsa neyse. camiler minareler bile yıkılmıştı o depremde.
neyse uzun lafın kısası allahınız size akıl fikir versin.