ne zaman ki basınımızın amiral gemisi hürriyet'te bir köşe tayin edildi muhtereme, ne zaman ki objektif haberci kimliginden sıyrılıp fikir arz etmenin muteber oldugu bir hipodroma kavustu ahmet abi, işte o zaman salıverdi kimbilir kaç zamandır eğittiği hırçın arap atlarını.. meğer o güleryüzüyle yüzüyle kaliteli haberlerini sunan, çocukça heyecanıyla tartışma programlarında konuklarının sözünü kesen, renksiz ama karakterli duruşuyla etrafında inceden bir aura yaratabilmiş olan sakallı adam, iflah olmaz bir polemik canavarıymış. binbir çeşit mevzuda daldan dala atlayıp ona buna laf geçirmek, gözünü kestirdigine dreyfus hesabı açık mektuplar döşemek, kestiremedigine ironiye bulanmış çamurlar firlatmak istermiş.. meğer ahmet hakan coşkun abimiz hakkaten coşkun bir ırmak gibiymiş.
gönül ister ki, mine g. kırıkkanat hanfendinin liberal muadili deyip geçiştirivermesek ahmet abiyi.. eski gaste arkadaşı emre aköz'ün amator sosyolok tiripleri bulaşıcı mıdır yoksa o cenahta?.. tarz-ı hıncal'dan yakayı sıyırmak bu denli zor mudur?