göreceli bir önermedir. açıklaması zannımca şudur, olduğuna inandığı tanrıya iman ve onun gönderdiği peygambere şehadet etmiş bir insan, ödevini bitirmiş bir çocuk gibi gece rahat uyuyabilir. o üzerine düşen görevi en iyi şekilde yaptığına inandığı için, içi rahattır ve hayattan keyif alır. ruhu sakindir ve huzurludur. ayrıca insanın aciz olmasından dolayı daima ihtiyaçları vardır. doğduğunda süt içmesi gerekmesi, çocukken düştüğünde birinin kaldırması gerekmesi, büyürken ailesinin ona bakması gibi, kendinden daha güçlü bir varlığın olduğuna inanmak ve sırtını ona yaslamak,en azından ihtiyacı olduğu zamanlarda da olsa ondan yardım isteyebilmek istemektedir. bu sebepten tanrıya inanır ve onun istediklerini yaparak, içini rahatlatır. fakat inanmayan insan için durum farklıdır. ruhu huzursuz ve çalkantılıdır. kendi acizdir, fakat bunu kabul etmek istemez. bundandırki hayatta hep arayış içerisindedir. bakınız hayatta intihar edenlerin çoğu inançsız kişilerdir. tanrı olsada (haşa) olmasada, inananlara katkısı büyüktür. fakat inanmak yada inanmamak kulların elindedir...