2006 haziran ayı.otobüse binerken kavga etmiş bir anne-oğul *
anne:oğlum yukarıdaki havalandırmayı açar mısın?
çocuk:açmam,senin gibisine hava almak bile çok.
yabancı bir amca: evladım açsana havalandırmayı.
çocuk:(adamın üzerine yürür) bişey mi dedin birader!
o andan itibaren otobüsteki kimse çocuğa bulaşmamıştır. (annesi hariç) kadıncağız da ilginç bir vaka olarak sürekli çocuğu yanına çağırıp "bıktım senden,ömrümü yedin" gibi cümlelerle çocuğu tahrik ettikçe, çocuk da annesini tartaklamaya devam etmiştir.otobüsteki amcalar da ne kadar uyarsa da çocuk onlarında üzerine yürüdüğü için suskunluk devam etmiş bu arada ben de uyuyakalmışım. uyandığımda havasızlıktan nefes alınamıyordu.
ben:havalanadırmayı açar mısınız?
havalandırmanın altındaki tüm erkekler bana doğru bakıp kafalarını çevirdiler.* ben cam tarafında oturuyordum yanımdaki amcaya
ben:müsaade eder misiniz havalandırmayı açacağım,bir serseri yüzünden esir olduk burda, millet nasıl korktuysa duymazdan geliyorlar. ama serseri insin başlarlar atıp tutmaya,yok zor tuttum kendimi aslında ben açardım da ... diye başladım söylenmeye
adam kalkıp kendi açtı havalandırmayı, otobüsteki tüm erkekler morardı *
ama ben o anadan itibaren dayak yeme korkusuyla havalandırmadan gelen havadan yararlanamadım tabi.serseri çocuk beni bakışlarıyla dövdü de dövdü,tabi ben de korkumu saklamak için onu dövdüm. ben nasıl kaçarım planı yaparken o benden bir durak önce indi de rahat bi nefes aldım.