karadenizle doğunun tarihsel geçmişi farklılık gösterir. karadenz her zaman (osmanlı döneminden bahsediyorum) merkezi hükümete bağlı kalmışken doğu aşiretlerin eline bırakılmıştır. doğu derebeyliklerle yönetilir irana karşı bir kalkan olarak kullanılır. karadenize devlet yatırım getirir vergi alır asker alır fakkat dogu bunları vermez bu yüzden devlette öyle doğuya yatırım yapmazdı. diyarbakırda osmanlı döneminden kalma pek bir şey bulamazsınız veya batmanda veya tuncelıde. fakat kurtuluş savaşında işler degişir kürtler halife elden gidiyor din elden gidiyor diye batıya asker gönderdikleri için yeni kurulan cumhurıyette hak sahibi olduklarını düşünmüşlerdir. fakat beklenen olmaz çünkü yeni kurulan devlet milli değerler üzerine kurulur. lazlar için bu sorun değildir çünkü bölge zaten kurumsal olarak buna hazırdır. karadenızlı turkceyı konusabılmektedır. doguda ise türkçe neredeyse hiç bilinmemektedir.
efendım kurtuluş savaşı verilir herşey olur biter. fakat türkiye cumhuriyeti kürt sorununda ilk yanlışını yapar. doguda yüzlerce aşıret vardır ve bazı aşiretler ayaklanır. ayaklanan aşiretlerin nedenlerinden biri ise türkçeyi bilmeyen dogu halkına yeni medeni kanunlarını yerleştirmeye çalıştırılması. arkadaşlar tarafsız düşünün bir kere yıllardır şerriat hukukuyla yönetiliyorsunuz ve yeni gelen kanunlardan haberiniz yok bir suç işliyorsunuz sizi dilini bilmediğiniz askerler tutukluyor yargılıyor kiminiz asılıyorsunuz kiminiz hapse atılıyorsunuz. ve türkçe bilmediğiniz için neden yargılandıgınızı ve konusulanları anlamıyorsunuz. bölge 1938 yılında isyan ediyor. dersim isyanında 100 bine yakın insanın öldürülmesi ve şeyh saıt ısyanının asıl nedenı olan dini etkenler devletle kürtleri karşı karşıya getiriyor ve kürtler devletlerine küsüyorlar. cunku bu isyanlarda bir çok kürt aşiret ağaları asılıyor tekrar bir küskünlük yaşanıyor. devlet variyetli aileleri türkıyenın batısına sürüyor ve dogu boşaltılıyor. bunların hıc bırı karadenizde yaşanmadı. çok basit bir yaklaşımla karadenizde rizenin ismi of'un ismi türkçeleştirilmiyor, köyler kendi isimleriyle kalıyorlar fakat doguda bu hoşgörü devlet tarafından tanınmıyor. haydı bunlarıda geçtim, türkiyede alevi isyanı varmı hiç,hayır yok fakat devlet alevielere ayrımcılık yapmadımı maraşta, sivasta, çorumda, yozgatta, bu insanları katledenlere ses çıkardımı. yani karadenizli dostlarım her zaman gözümün nurudur ama isyan etmemek bir lüks veya ayrıcalık değildir.
son olarak bir soru lazlar ne kadar lazdır, karadenizde lazca ne kadar konuşulur? lazca yok olmak üzere olan diller arasındadır. dil bir toplulugu halk yapan en önemli gerçketir.