100 watt lık bir ampülü patlatmaya yetecek kadar zihin acıtan, asap bozan söylemler karşısında bile üslubu yitirmeden yazabilmek sanıldığı kadar da zor değildir aslında. yeter ki; iki orijinal yorum, üç beş de fikir kırıntısı sunamayacak kadar aciz, şu hayattaki en mümeyyiz vasfı bel altına iki kroşe sallamaktan fazlası olmayan insanlar karşısında üste çıkayım derken dipleyebileceğiniz kör kuyuların derinliğini aklınızdan çıkarmayın. ya da bazen de çıkarın.
çağ atlıyoruz diyenlerin aymazlığını, ülkenin gidişatına dair bin siteden link getirsen anlatamazsın. hemen serbest çağrışım yapan arkadaşlar için belirteyim, yıldız tilbe'yle alakası yok konunun. şayet eski 'genç parti' neferi ibo hödüğü bugün akp den aday olsaydı, yıldız'la aralarında yaşanan gerilimden dem vurup, iktidar partisinin hangi enfes kadrolarla ülkeyi yönettiğini göstermek hoşuma gidebilirdi. Gerçi Nihat doğan gibi daha eğlenceli bi akp neferi de var elimizde.
ama şimdi geçelim onları da, ahaliye gelelim kısa yoldan. Ahali demişken de Sözlük ahalisine soralım evvela: çağ atladığımıza inanan kaç kişi var aramızda? Peki ya çikolatalı gofret sevmeyen? şu gereksiz soruyu sorduracak kadar psikolojimi bozuyor işte bu söylemler benim. Nasıl bozulmasın arkadaşım; ben hergün, daha doğru düzgün yolu, evinin çeşmesinden damlayan Suyu bile olmayan köylere makinalar dağıtıp, sonra da bu riyakarlığı "sosyal devletin gereğini yapıyoruz" diye sunanları izliyorum ana haber bültenlerinde. sıkılıp sözlüğe geliyorum, "heyo yaşasın çağ atladık!" diye neşe içinde dans edenler çıkıyor bu kez de karşıma.
bu ülkede, en rezil gastelerden birini olsun okuyup, sikindiriğinden bi haber bültenini dahi izleyerek nasıl bir gerçeklikte yaşadığımızı anlamak mümkünken, kasımpaşa'dan 21. yüzyıl peygamberi çıkarabilmek için artık ne yapacağını, ne söyleyeceğini şaşırmış insanlar var. benim de onlara bir çift lafım: