daha ne denebilir ki.
belki bir kaç ekleme ancak elimden gelen.
hiç ummadık anda hiç beklemediğim bir düşünce girdabında düşlerimi dolduran biri vardı.
evet oydu ama daha önce bunun sadece dostluk ve arkadaşlığın getirdiği sevgi sanmamdandı biraz da şaşkınlığım sebebi.
anlayamadım bir türlü ve de anlatmak mümkün olmadı hiç yüzüne.
sevdim seviyordum aşıktım delicesine.
aklıma hep filmler diziler geliyor neden olmasın soruları her gece uykularımı bölüyordu.
ama biliyordum ki benim hayatımda filmlik bir yan yoktu hayat acımasızdı ve tekrarsızdı her geçen an.
insan bile bile lades der mi diyor işte aşk bu olsa gerek belki de.
boşuna değil aşkın gözünün körlüğü bir anda dilimden dökülen sözcüklerin farkına vardığımda her şey çok geçti.
ve zamanı geri alabilemem imkansızdı.
o bana "yazıklar olsun sana" dedi.
ben içimden kendime binlerce bela okudum kendime küfrettim.
evet arkadaşıma aşıktım ve dile deymişti aşkımın yüreğimdeki sancısı.
geçti gitti ama hiç bitmedi daha arttı.
muhabbetti gayem aşka idi çabam ve dert imiş bana düşen.
belki hiç olmayacak hayatımda ne ruhu ne cismi sade bir görüntü zihnimde ve aynı ses kulaklarımda:
"yazıklar olsun sana ben seni en yakın arkadaşım olarak görüyordum."
çok şey dedim sonra çok şeyler geçti aklımdan ama ne o duydu çığlıklarımı ne de gördü düşlerimdeki iyi son ölümü.