alfred adler

entry36 galeri
    36.
  1. samimiyetine ciddi anlamda vurulduğum adam. ne kürsüden vaaz veriyor ne de ben her şeyi çözdüm havası. herkes biraz eksik doğar, önemli olan o eksiği nasıl giydirdiğin diyor, üstelik bunu öyle bir anlatıyor ki, sanki karşımdaki koltukta oturup sigarasından bir nefes çekip göz kırpıyor. ben o göz kırpmayı her okuduğumda alıyorum; hadi kalk, yarın daha iyi bir versiyonunu dene, ama ötekileri de yanına al diyor. o yüzden seviyorum işte.

    çünkü benden daha büyük bir şey vaat etmiyor, sadece bende olanı, o ezikliği, o öfkeyi, o yetersizim feryadını alıp bunu da kullan, boşa gitmesin diyor. üstelik hiçbir şeyi romantize etmiyor. üstünlük kompleksi de aynı boktan şey, sadece tersinden diye uyarıyor da.

    yani ne herkes kahraman olabilir masalı ne de sen mahkumsun karamsarlığı. tam ortası. insan işte, yarım, kırık, ama o kırıkla da bir şeyler örebilir. ben de ördüm; dün birine senin de hakkın var bu hayatta dedim, içimden adler gülümsedi. o gülümseme yetiyor bana. gerisi laf.
    3 ...