israil'le ticaret bitse türkiye'de kimse açlıktan ölmez, yalnız bu ticaretten kar edenler kar edemez, o kadar. o yüzden bu ticareti "rasyonel" gerekçelerle açıklamaya çalışanlara kulak asmayın. ortada ciddi bir soykırım suçu var ve bu suçun failleriyle yapılacak her ticari etkinlik, dolaylı ya da dolaysız bu soykırım faillerini besliyor.
--spoiler--
etnik kimlik, mezhep, dinle yoğurulmuş, bir arada yaşam ve sosyal sorumluluk yanı sıra insan olma erdeminden, insan haklarından nasibini almamış, hak hukuk tanımayan ve bir fırsat otorite boşluğunda bir birinin kafasını kesen güruh bu ülkelerin yönetimini ele geçirince iktidara gelince ne yaptığını görüyorsunuz.
--spoiler--
israil erdem timsali, hoşgörülü ve insan haklarına saygılı olduğu için gazze'de, batı şeria'da, iran'da, suriye'de, lübnan'da, yemen'de o kadar insanı katletti her halde. gerçi meseleye batılı emperyalistlerin gözüyle bakınca oralarda katledilenler insan olarak bile gözükmediği için sana göre bir sorun yok anladığım kadarıyla.
öyle uzun uzadıya yazınca ne filistin'deki katliamlar haklı oluyor, ne de israil'le ticaret yapılması doğru oluyor. bu yaşamda paradan daha değerli şeyler de vardır. her şeyi para kazanma isteğiyle meşrulaştıracaksak işimiz var yani.
--spoiler--
güçlü bir iran, ırak, suriye ve filistin israil'e ne kadar zarar verirse bize de o derece zarar verir.
--spoiler--
suriye iç savaşla güçsüz düşürüldü. şimdi ise güney ve ortada sünniler, kuzeyde kürtler ve batıda arap aleviler olmak üzere fiilen üçe bölünmüş bir suriye var. suriye'nin güçsüz düşmesi türkiye'ye yararlı mı oldu? ha, "bizden" kasıt abd ve israil ise onu bilemiyorum.
velhasıl, emperyalist işbirlikçiliği salt akp ve mhp'ye özgü bir şey değil. görüldüğü üzere, muhalif geçinen kimileri de mesele emperyalist ve siyonist sevicilik olunca o nefret ettikleri akp ile aynı safta buluşuyor. aynılar aynı yere.