tarihte zürih ve Londra anlaşmaları olarak geçen kısaca Kıbrıs için Türkiye ve ingiltere'nin de müdahil olduğu garantörlük anlaşması. lakin bu anlaşma fiilen 15 temmuz 1974 TE Yunan cuntasının darbe yaparak makariosu devirmesiyle Türkiye 4. madde gereği Kıbrıs Barış harekatını yapmış ardından da tek taraflı olarak kuzey kıbrıs Türk cumhuriyetini kurmuştur. şimdi ise sanki bu durumlar hiç yaşanmamış ve yokmuşcasına ve Kıbrıs'ın tamamı Rumlara aitmişcesine durum bir oldu bittiye getirilerek tek taraflı kıbrıs cumhuriyeti adı altında hukuki statüsü Rumlara ait olan bir devlet ab tarafından tanınmış Kıbrıs Türkleri yok sayılmış ve ada Rum kaynaklı olarak ab ye üye yapılmıştır. halbuki bu durum yukarıda ismi zikredilen 1959 tarihli bu anlaşmalara asla uygun değildir.
yani ada üzerinde garantör 2 devletin (Türkiye ingiltere) onayı olmadan ab nin tek başına Yunan ve Rum tarafına uyarak Kıbrıs Rum cumhuriyeti adı altında Kıbrıs'ı sanki bir Rum devletiymiş gibi ilan etmesinin hiçbir hukuki dayanağı yoktur. zaten bu anlaşma da Yunan cuntasının işgaliyle sona ermiştir. o halde muallak bir durumdaki devletin tek taraflı Rum devleti olarak ilan edilmesi ve bu şekilde ab tarafından üye yalılmasının da fiili bir hükmü yoktur. istedikleri kadar kendilerine hukuki dayanak arasınlar ve kabul etsinler isterseler, Türklerin yer almadığı bir devleti asla ve asla biz Türkiye olarak kabul etmiyoruz. ab nin aldığı bu kararlar hukuki düzenbazlıktan başka birşey değildir. tek taraflıdır, yanlıdır, 1959 anlaşmalarına da, 1974 darbesine de, Kıbrıs barış harekatı sonrası oluşan fiili duruma da uygun değildir. Kıbrıs'ın kaderini belirlemede rumların emireri ab ise söz sahibi bile değildir..