2002 2020 yılları arasında, uluslararası alanda sıcak para bolluğunun da etkisiyle Türkiye ekonomisi istikrarlı bir dönem yaşadı, halkın alım gücünde de bir iyileşme oldu. Fakat dışarıdan gelen sıcak paranın sanayi üretimi ve teknolojiye yatırılması yerine, vergilerin ve özelleştirmelerden elde edilen gelirlerin yolsuzluklara, gereksiz kamu harcamalarına ve inşaat sektörüne gitmesi, başkanlık sisteminin kurumsal ve hukuk devleti anlayışını zayıflatması nedeniyle son 4 senedir toplumun alım gücü düştü, dışarıdan sermaye bulma problemi üst düzeye çıktı. Son 4 senedir olduğu gibi kuvvetle muhtemelen önümüzdeki iki sene zarfında da toplum düşük ücret, yüksek enflasyon ve faiz ortamı içinde bir ekonomik yapı içerisine yaşamaya devam edecek.