üniversitenin ilk yılıydı. bir gün okul kantinde arkadaşlarla çay içip sigara içiyorduk ( henüz paket taşımıyor otlanıyordum, sosyal içici olarak) hemen yanımda zarife adlı sınıf arkadaşım oturuyordu. zarife bi an kulağıma eğildi ve şuh bir eda ile " ya sigara eline çok yakışıyor. sigarayı tutuşun çok etkileyici ya" şeklinde bir iltifatta bulundu. tabi o an şapkam havalara uçtu.
zarife'nin soyadı taş idi. soy ismiyle müsemma taş gibi kızdı. dalgalı saçları kızıla çalan gün batımı rengindeydi. teni ise lokum kıvamında beyaz peynir. kısacası her erkeğin ağzının suyunu akıtacağı bir kızdı.
neyse ertesi gün bir paket sigara alarak okula gittim. niyetim kantinde sigara resitali çekerek zarife yi daha da etkilemekti. bu doğrultuda öğlen kantinde oturmaya üst üste sigara yakarak zarife'nin gelmesini bekledim. nihayet geldi ve yanıma oturdu. o'na hemen bir sigara ikram ettim. sigarasını yaktım. karşılıklı içmeye başladık. beni görseniz aman sigarayı şekilli tutmaya çalışmalar, içime çektiğim dumanı ağzımın kenarında sıralı hareler çıkararak fasılalı üflemeler felan.. günler günleri bu şekilde kovaladı artık zarife ikram etmemi beklemeden direkt benden sigara istiyordu. abartısız paketin yarısını ben diğer yarısını da o içiyordu.
aradan 2 ay kadar bir zaman geçmiş. ben yine kantinde oturup gelmesini bekler haldeydim. birkaç dakika sonra zarife çıka geldi. hem de üst sınıftan bir oğlan ile el ele tutuşmuş vaziyette. ben şoke olmuştum haliyle. o an zarife yi görmezden gelmeye çalışsam da o hemen yanıma gelip benden iki sigara istemişti.
o an anladım zarife nin bana iltifat ederken ki niyetini. ne bilebilirdim ki amacının sigara otlanabileceği bir salak yaratmak olduğunu zarife'nin.