soğuk yüzünün ne zaman nerede karşına çıkacağını bilmeden yaşarsın hiç ölmeyecekmiş gibi. bir işini bitirmeden diğerine başlarsın. gidenlerin arkasından ağlarsın. peki ya sen? sonsuza kadar mı burdasın. kendinden önce sevdiğini düşünürsün ve onu düşünerek, son göz yaşını onun için akıtarak ölürsün. geride kalanlar da sanki seni geri getirebilecekmiş gibi ağlarlar arkandan. ölüm soğuktur, anlaşılmazdır ve geride kalanlar sen hiç varolmamışsın ya da hala yaşıyormuşsun gibi hayatına devam etmek zorundadır. bazılarınınsa gözünden bir dala yaş akmaz senin için. seni sevmediğinden korkar ama aslında öldüğüne inanamadığındandır bu donukluğu. her yüz senin yüzün, her ses senin sesindir. burda olduğunu bilir,seni üzmemektir asıl niyeti söz verir hem sana hem de kendine ağlamamak için. sonra acı gerçek yavaş yavaş vurur onun yüzüne, yaşlar boşanır gözlerinden. tek bildiği şeyse herşeyden yazarak kurtulabileceğidir. senin anını böyle yaşatmak ister. aniden bırakıp gittiğin için kırgındır sana, aslında şaşkındır. telefonu eline aldığında hissetmiştir söylenecek cümleleri ama inkar etmiştir ve duyduklarına inanmak istemez. kendini avuturn seni son kez beyazlar içinde görene kadar ve sonsuza kadar elveda...*