seçimlerle falan alakası olan bir konu değil aslında. hatta siyasetle bile ilgili değil.
bu memlekette ilanihaye süregelen bazı şerefsizlikler var. bunları belli bir kesime angaje etmen de çok zor. hee belli bir kesim, belli bir süredir bu konuda sınırları oldukça zorluyor. o ayrı mesele.
amma velakin bu şerefsizliklerin, itliklerin, haysiyetsizliklerin peşinden giden, bunları değiştirmeye, düzeltmeye çalışan insanların sonu hep ölüm olmuş. bu tesadüf olamaz. her şeyin bir nedeni var.
o yüzden bu ülkeyi sevmek her zaman sevenine yaramaz. hatta zaman zaman bayağı canına da kast eder.
ben hem bunları düzeltemiyorum, hem de bunlarla yaşayamıyorum diyorsan... yaşantını başka bir ülkede sürdürebilirsin.
bu ne siktir olup gitmektir, ne ödlekliktir, ne sevmemektir.
Bir latin özdeyişi ''yapabilirsen yıldızları say.'' der.
insanoğlu her şeye muktedir olamaz. her memnun olmadığını değiştiremez ve geliştiremez.
bazen şartları esnetirsin gücün yeterse, bazen de kendini esnetirsin.
mesela her gün görmeden yaşayamayacağını düşündüğün insanları yılda bir görmeye razı olursun.
ana dilinde yaşayamamaya razı olursun.
başka toplumun suriyelisi değilsen bile, ötekisi olmaya razı olursun. Çünkü sen onlar gibi davetsiz giremezsin o ülkelere. Senden kanıt isterler.
sen kimsin, nesin, ne işe yararsın, devletlerine asalak mı olacaksın, çalışan bir dişli mi olacaksın...
Gibi gibi...
demek istediğim siktirip gitmek diye küçümsediğiniz şey de 8 okka taşak ister arkadaşlar.
kalmak daha zor zannediyorsunuz, türkiye size muhtaç gibi davranıyorsunuz falan ama devlet nezdinde 90 milyon fertten sadece birisiniz. açıkçası bugünkü devlet için her biriniz iyice önemsizsiniz hatta. o kadar fazlasınız ki adamların kimseye kıyamamasına gerek yok.
işe koşturacak adam da var, askere alacak adam da var, yönetecek, tedavi edecek, üretecek vs...
kurşun askerlerle dolu bir halk. önemli kısmının da avantasını verdiğinde yapmayacağı şey yok.
ayakkabı yalarım diyen bile var.
ben kimsenin ayakkabısını yalamam. dedesinin elini öpünce darlanan adamım ben ulan el de öptük diye.