- şimdi dingilcan bak şöyle olmuş: evren zamansız, mekansız ve sonsuz olduğu içün anlaşılması da sonsuzluk kavramının anlaşılabilirliği kadar zordur. bunu birden pat diye söylersen anlaşılmaz..
+ anlamadım aabi?
- ben de onu diyorum anlayamazsın..matematikte hiç bir şey imkansız değildir, bir milyon yıl sonra düşünen adam heykelinin ayağa kalkıp çükünü tutması bile muhtemeldir bilimde, yadsınamaz..
+ tutar mı aabi?
- bilemeyiz dingilcan, ama ihtimaller dahilinde...neyse dünyanın oluşum süreci ile hayatın başlangıcından şu ana kadar geçen süreyi insan aklının şapadanak algılayabilmesi zordur..biraz psikolojiye girelim..insanlar neye meyillidir dingilcanın?
+ neye aabi?
- boşluk doldurmaya, bazıları çok zevklidir büyüyünce öörenirsin..insanlar sürekli cevap ararlar, çok tanrılı dinlere, hatta daha öncesine ilk neandertal insana kadar gider..
+ kime aabi?
- boş ver, bana odaklan..kafalarında cevabı olmayan bir boşluk bulunmasını sevmezler, insanları tedirgin bir duruma sokar cevapsız kalmış bir boşluk..yani bizler bilmediğimiz şeylerden korkarız..ve ilkel insanlar da bu cevabi bilinmeyen boşluğu öylece bırakıp korkmaya devam etmek yerine kendileri doldurmuşlardır...
+ aabi ben hala zevk alınan boşluk doldurmadayım..
- şşttaaaaaak!* onun için zamanın var daha, bana odaklan.*
+ taam aabi, ama çükle ilgili bişiy dimi annadım ben!*
- her neyse...bu boşlukları kendileri cevap bularak doldurmuşlardır ve dinlerin de gelişme süreci bununla bağlantılıdır..
+ anladığımı sandığımı söylersem yalan söylememiş olan biriyle aynı durumda olduğumu söyleyemem..
- ha!! hımm tamam..mesela dingilcan, çok tanrılı dinlerde bu süreci görebilirsin...insanlar fırtına, sel, deprem gibi doğal felaketler başlarına geldiğinde tanrılara kurbanlar keserlerdi..güneşin ne olduğunu bilmediği için güneşe taparlar, gece karanlığından korktukları için aya taparlar, onlar için kurbanlar keserlerdi..
+ aaa biz de kesiyoruz aabi!!
- evet dingilcanım, konuyu ilişkilendirebilmene sevindimm...ayrıca insanlığın temel özelliklerinden biridir de kolaya kaçmak ya da kolay olana inanmak..şu çok önemli : her insan dinsiz ve doğal olarak inançsız doğar..
+ haşaa aabi, ben doğuştan müslümanım!
-tamam canım benim sakin ol..bak şimdi schopenhauer diye bi adam var.. ne demiş biliyor musun?
+......
- "dinin üstünlüğünün kaynağı; doktrinlerini çocukluğun körpe çağında zihne kazıma, dolayısıyla neredeyse doğuştan gelen fikirler gibi görünmelerini sağlama şeklindeki paha biçilmez ayrıcalıktır."
işte bu yüzden sen doğuştan müslümanım diyorsun her çocuğun dinsiz doğduğu gerçeğini söylediğim halde..
+ aabi seni taşlarım hee!
-tamam canım sakin ol! Konumuza dönelim, insanlığın kolaya kaçmaya, kolay olana inanmaya meyilli olması..buradaki en önemli katalizör dindir dingilcanım..bir insanın aklını ve düşünce dünyasını kilitlemek daha doğrusu uyuşturmak istersen anahtar dindir..tarihin başından beri böyledir ama günümüzde yüzdeye bakınca bilimle ters orantılı olarak azalan bir yüzdeyle karşılaşır. evrim sadece biyolojik değildir, sosyal ve kültürel evrimler de vardır, dinler evrimi de.. çok tanırılı dinlerden binlerce yıl sonra tek tanrılı dinlere evrilen bu sürecin sonucu malumdur...bilimin en ileri olduğu kıta olarak kabul gören avrupada dinsizlik oranı son yirmi yılda olmadığı kadar yüksek orana ulaşmış ve yükselmeye devam etmektedir..
+ pis kafirler, kaka insanlar!
-sakin ol canım...insanları, dogmatik düşünce ve durumlara karşı çıkamayacaklarını ve kolay olana inanmaları gerektiğini dinin sağladığını belirttik..ceza ve ödül(günah-sevap-cennet-cehennem) sistemleriyle yetişen insanların tipik ortak özellikleridir..pavlovun köpeği gibi...
+hmmmm!*
-o yüzden de dingilcanım, dünyanın oluşumu ve hayatın başlangıcından bugüne kadar olan süreci bilimsel olarak açıklamaya çalışan bilimsel teorilere inanmaktansa dinin içi boş açıklamalarına inanmaya meyillidir insanlar..
+aabi şerefsizim yicen taşı başına he!
-sakin ol canım benim, dur! Dünyanın oluşumu için yapılan teorilerden en doğrusu ve inandırıcılığı en yüksek olan bilimsel teori big- bang teorisidir. Ama buna bile komik ve hiçbir bilimselliği olmayan karşıt görüşler sunulmaktadır bu yaradılışçı dindarlar tarafından..
+ ne gibi aabi?
-şöyle söylim mesela bir tanesi şudur : e peki o gazları kim oluşturdu..peki şunu kim etti, buna kim sıçtı falan..burada empati kavramının eksikliğini görebiliriz..bizim gibi ateistler, karşıt görüşü savunan kişi yerine kendilerini koyduklarında, kendilerince oluşturdıkları kör bir mantığı anlaması zor da olsa anlayışla karşılayabiliriz..nasıl ki kendileri Allah ın zamansız mekansız ve yaratılamaz olduğuna inanıyorlarsa, biz bilim insanları da evrenin zamansız ve mekansız olduğunu biliriz, inanmayız! O yüzden illa ki bir şeyin gazları ya da ilk olan varlığı yaratması gibi bir durum olamaz, bu bir din dogmasıdır...evren sonsuzdur, yaratılamaz lakin vardır....evrendeki bir çok bilinmeyen nesne için de geçerlidir bu..
+ heeee! *
-sonuç olarak dingilcanım, bilimsel olarak henüz açıklanamamış olaylara bakış; kişinin din denen olguyla arasındaki mesafeye göre izafiyet kazanır. Şimdi söyliyeceğim kitapları da alıyorsun okyorsun hemencik tamam mi...
-ta ta ta tamam aabi!
+ yaz bakiiim : biiiiirr - Richard dawkins - gen bencildir ikiiiiii- Richard dawkins - kör saatçi
`Üüüüççç - Richard dawkins - tanrı yanılgısı Dööört- bilim teknik dergisi- evrenin oluşumu ve evrimi incelediği sayılar..araştırıp bul.
Başlangıç için ideal sayılabilir..hadi bakim kolay gelsin...