diyen yaşadığı zamandan soyutlanmıştır ve tarihsel durumları değerlendiremiyordur. bu dönemde hiçbir insan kardeş katlini normal görmez, göremez. zira biz bir imparatorluklar devrinde yaşamıyoruz. bazı kavramlar, bazı olaylar ve durumlar dönemine özeldir ve o dönemde kalır. biz tarihçiler ise bu yüzden bir konuyu ele alırken konunun ait olduğu dönemin şartlarını ele alırız, buna mecbur kalırız. aksi takdirde olayı/olguyu çözümleyemeyiz. bu konuyu bir tarihçi anlatırken "toplumun bekası için tek bir kişiyi gözden çıkarmak." tezini dayanak gösterebilir. çünkü tarihçi bilir ki o dönemde taht kavgaları olağandır ve bu olağan kavgalar engellenmezse ülke topraklarında katliamlara varabilen iç savaşlar yaşanabilir. çünkü bu imparatorluklar aynı zamanda silah gücüyle genişleyen, silahla mücadele eden ve silahla var kalabilen yapılardır. bu tarz yapıları oluşturan halkların da savunma mekanizması silaha dayalı şekilde gelişmiştir ve o dönemki toplumlarda yaşanan politik/ideolojik bölünmeler basit kahvehane polemikleriyle sınırlı kalmaz.
bugünün gözüyle bakıldığında politik hırsların ya da herhangi başka bir şeyin bir insanı, hele ki bir kardeşi öldürmeye açıklama olamayacağını tarihçiler de bilir, tarihçi olmayanlar da. ben buna katılmıyorum diyen bilmezlikten gelmek isteyendir. özetle kardeş katli normal değildir lakin günümüzde normal değildir. bu yazıda olayın dünyevi boyutu ele alınmıştır. manevi boyuta geldiğimizde bununla birlikte normal olmayan birçok şey yaşanmıştır ve günümüzde de yaşanmaktadır.