1) Bu alanın matematik gibi çocukluktan itibaren öğretilmiyor olması. 16-17 yaşına kadar felsefe hakkında bilgi sahibi olmayan bir insanın lisede gördüğü felsefi düşünceyle ilgisi olmayan ezber bilgi ile düşünce gerçekleştirebilmesi ve bunu sevmesi mümkün değil. insanımız az çok hesap kitap yapabiliyor, çat pat ingilizce cümle kurabiliyor ama asla felsefi düşünce üretemiyor.
2) son 6 yüzyılı kapsayan felsefe-din, akıl-iman problemleri. felsefe ve dinin birbirine zıt kavranması ve sürekli bir alanın üstünlüğünün tartışılması. Felsefecilerin dinsiz algısına karşılık dindarların sorgulamadan uzak itaatkar tavırda olması gerektiği düşüncesinin empoze edilmesi.
3) toplumun okumaya alışık bir yapıda olmayışı. Kaç kişinin ailesinde çocukluktan itibaren oturup kitap okunuyor veya kitapçıya gidiliyor benim çevremde hiç yok maalesef. Çocukken de dünya klasikleri gibi ağır kitaplardan sıkılan çocuklar iyice okumadan uzaklaşıyorlar.
4) felsefenin dilinin zor olması. Yunanca felsefe kavramları bazen türkçede karşılık bulamıyor bu yüzden kavramada zorluk çıkabiliyor. Bir felsefe kitabındaki onlarca felsefi terim insanları baştan yıldırabiliyor. Bizden çıkan ve yaygın bir felsefi dil olsaydı insanları bu alanla tanıştırmak çok daha kolay olurdu