20 Mayıs 1919’da kurulan ingiliz Muhipleri Cemiyeti’ne katıldı. Bu cemiyet ingiliz mandacılığını savunuyordu.
Onun Alman düşmanlığı ve ingiliz hayranlığı, Osmanlı Devleti’nin ittifak arayışlarının tartışıldığı 1900’lü yılların başında yazdığı makalelere yansımıştı.
Yazılarında,“Dünyada Almanların insaniyet nâmına bir millete muavenet ettikleri tarihte görülmemiştir.
Almanlarda bir tabiat daha var ki, o da her milletin zaafından istifade etmek tarafdarı olmalarıdır.” diyor, “ingiltere devleti, dünyanın en medenî olan ve en namuskârâne idare edilen hükûmeti olduğundan eski dostluk ve ittihadı teklif edemiyorlar. ingiltere’nin dostluğunu kazanmak için en kısa tarik (yol) Abdülhamid’i yolun ortasından kaldırmaktır.” cümleleriyle, ingiliz hayranlığını daha o dönemlerde dile getiriyordu.
Lozan antlaşmasının imzalanmasında sonra, Milli Mücadele’ye ihanet ettikleri iddiasıyla vatandaşlıktan çıkarılanların listesi olan“150’likler Listesi”nde ingiliz Muhipleri Cemiyeti’ne mensup olanlar da yer aldığı halde, Abdullah Cevdet bu listeye dahil edilmemiştir.
Abdullah Cevdet, Kürt Teali Cemiyeti’ne de girerek (Cemiyet 19 Şubat 1919’da resmen kurulmuş, 11 Ekim 1920 tarihinde Osmanlı Hükûmeti tarafından kapatılmıştır) bu Cemiyet görüşleri doğrultusunda yayın yapan “Jin” isimli dergide, Wilson prensipleri çerçevesinde Kürtlere muhtariyet verilmesi yönünde yazılar yazdı.