623.
Yalnızlığa...
Tam baktığın yerde yanan,
yakanı yanandan uzak,
yakandan, yanağından yakın, bir ateş,
iri ve kanlı gözleriyle,
şüphesiz sırıtarak diş bileyen
ve kan damlayan çatal dilini,
burnuna değdiren,
kafası kafanda, kuyruğu karanlıkta bir ejderha,
Etinde kurşun, ruhunda azap,
değmeden kirpiğine kirpiğin,
sıçrayışındır yerli yersiz,
uçsuz bucaksız kabuslardan,
Yalnızlık;
mıhtır, tam alnının ortasında çakılı,
bir mum ışığında, amaçsız kovaladığın gölgeler
ve peşinde gölgesi olduğun muamma,
Gediğinden büyük taştır bağrında,
bağrın geniş, ağrın yavaş,
ve bir çelişkidir aklında,
yanlışın doğru, doğrun yanlış
Kırık bir kalem ucuyken sen
Kör tırnaklarını geçirip
Önceden yazılmışların üstüne
Paramparça edişindir yüzünü
Yalnızlık...
Üç nokta art arda
Birincisi büyük
ikincisi sonsuz
Üçüncüsü meçhul
Üç koca delik duvarda
Birincisi uykun
ikincisi aklın
Üçüncüsü umudun
Ağzında eğilip bükülen her söz
Şiire akar, tek tek, mısra mısra
Kımıldanmadan, tek bir adımsız
Başlar bilinmeze, dönülmez isra
yalnız saipsiz
( 18 Aralık 2008 04:20 istanbuğulu )