insandır o ne tiksinç verici bir canlıdır öyle ne de çirkindir, her şeyi sahiplenmiştir ve her şey onun olmuştur. insan ne de çirkinleşmiştir ki yüzündeki gülüşü onu masum yapan sinsiliğidir. gülüşüyle ağlatır, ağlatmayı iyi bilendir insan, gülüşüyle aldatır, aldatmayı iyi bilendir insan. iki yüzlüdür, iki yüzlülüğü iyi bilendir insan. bencildir, bencilliği iyi bilendir insan. hiç iyiliği düşünmez midir? soyu kurusun onun! batsın aç gözlülüğü, düşüncesizliği, merhametsizliği, zalimliği, kötülüğü, iğrençliği, çirkinliği...
insan öyle çirkinleşir ki, öyle de samimiyetsizleşir ki onun samimiyetsizliği içtenlikle hissederim, ne de sevimsizleşir, ne de iğrenirim ondan, kendini yüceltikçe yüceltir, oysa ne de gereksiz, ne de değersiz, kirli ve yaşama yakışmayandır. insan çirkinlikten vazgeçmez, çirkinlik onun bedeninde bir vücut bulasıya kadar onunla beraber olmuştur. çirkinlikle arkadaşlık edinmiş ve ne de iyi anlaşmıştır onunla. ah o insan, o insanoğlu! bir iyilik eder iki kötülük eder, bir verir iki alır, yoksula, hastaya acımaz. yoksulun elinden bir parça ekmeği alırken hiç mi vicdan azabı çekmez o kişiliksiz! o merhametsiz! kişiliğini kaybetmiş, merhametini kaybetmiş, kendisini düşünmekten başka bir şey düşünmeyen bir kirdir o hemen temizlenmeli, hemen yıkanmalı hemen arınmalıdır o. fakat nerede temizleyesin ki kendini? kirler üzerini öyle kaplamış ki altında kalakalmış, çıksa da yine o kirliliğe girmeyi hedefler o, soyu kurusun onun! sen yaşamı hak etmiyorsun insanoğlu! bu yaşamı hak etmiyorsun, olta attığın denizler senin değil! kalbine sapladığın bıçağı çıkarıp atmalısın, kalbin pas tutmuş senin! kalbi sökülesice! umudunu yitirip kaybedenlerin nedeni olansın sen. yaşamı paylaşmayan bencilliğinin hizmetkarı ve kölesi olmuş, yitirilmiş umutların nedeni olmuş işte o insanın arkasından kovalarcasına koşup yakaladıktan sonra yitirilen umutları birbir elinden alacaksın, yakalayamadığın zaman da kaybedeceksin ve oturup üzüleceksin. insan işte hep bir üzüntüye mahkum, hep bir acıya mahkum ve mutlu insanların mutluluğundan tadamadan ölmeye mahkum, insanoğlu budur, adalet merdivenlerini indirip yıkan, önce insanları kandıran, umut veren, ondan sonra da aldatan ve daha sonra da onları pişman bırakandır. insanoğlu budur, hep bir taraf tutan, hep bir ayrıştıran, acıma duygusunu kaybeden bir kirdir o! kişiliğini satmıştır, ne de ucuza satmıştır o olmayan kişiliğini, o olmayan benliğini ve ne de kaybetmiştir işte o yaşadığı yaşamın önemini. onlar çoğaldıkça çoğalırlar ve bir kişiliksiz ordusu yaratırlar, ne de karanlık, ne de çirkin bir ordudur o! aralarda kalan kişilik sahibi insanlar da vardır ki onlar kendilerini o karanlığa karşı korur kollarlar. ey insan! insan olduğunu bilene, iyiliği yüceltene, erdemli olmayı öğütleyene, acıyana, sevene, sevgiyi bilene, merhamet edene selam olsun onlara! hep yaşayın! hep var olun! sizler iyiliğin perdelerini örtmeyen pencerelerini kapatmayanlarsınız, kötülüğün kapısını da aralamayanlarsınız, sizler var olmaya değersiniz, sizler bu dünyayı sevimli kılan, umudun anahtarları olanlarsınız.