Din ve ırk ayrı şeylerdir ilk olarak lakin şunu unutmamak gerek ki ki insanlar dini inançlarını kendileri seçerler. kimisi müslümandır kimisi tengrici kimisi musevi kimisi ortodoks. hatta insanlar din de değiştriebilirler. burada kan ve dil ön plana çıkar. ne olursa olsun insanlar kanlarını ve dillerini yani ait oldukları milleti hiç bir zaman değiştiremezler. önce türk sonra müslümanım demek bu bağlamda mantıklıdır. ama müslüman inanışına göre kal-ü bela denilen yerde herkesin kaderi çizilmiş herkesin ne olacağı yazılmıştır. bu durumda önce müslüman olmuştur insan. saçma sapan sorularla kişilerin ideolojilerine saldırmakta üstümüze olmadığına göre: converse giyen devrimci olur mu? marlbora içersen kapitalist olmaz mısın? gibi bir sorulardan mantalite olarak hiç bir farkı yoktur. hatta türk ve islam kavramlarına hakaret sayılabilir. Önemli olan inasnların ait oldukları şeyi ne kadar koruyup ona ne kadar hizmet ettikleridir. onu ne kadar yaşadıklarıdır. evet bir kimse türklüğe ne kadar hizmet ediyorsa ne kadar çok türklük bilinciyle yaşıyorsa o kadar türktür. aynı şekilde islamiyet için ne kadar çalışıp onu ne kadcar yaşıyorsa o kadar müslümandır. zaten kişi yaşam tarzında bunu çizmiştir. ya ırkçıdır islamı tam anlamıyla yaşamaz türkçü bir çizgi çizer yada ılımlıdır. islami yaşamı ön plandadır ülkücü ideolojiyi savunur. ama sonuç olarak ikisine birden saygı gösterip ikisini de kabullenmiş insandır.
Dediğim gibi kişilerin neyi ne kadar ve nasıl yaşadıkları kendi tercihleridir. türklük ise tanrının bir armağınıdır. ve o armağana sahip olanlar bir kez daha teşekkür etmelidirler. çünki isteyerek elde edebilecekleri birşey değildir.