Ne yazik ki var olandir. Guzel olansa benim doyasiya tattigim ihtiyarlarin eksikligidir.
8 yasima kadar eyup’te biraz gecekondu tarzi bir evde yasadik. Cok yakinimizda cicianne dedigim, 55-60 yaslarinda bir kadin; ve biraz daha yasli bir kocasi vardi. Ikisi de sert gorunumlu, ama pamuk gibi insanlardi. Kardesim dogustan bir genetik hastalikla dogunca yillarca annem babam hastanelere kosturdu. Annem bazen haftalarca hastanede kardesimle kalirdi. Bu yuzden Beni de babaname birakmak istemisler. Ziyan olmayayim diye. babanem kardesim icin anneme ‘olurse olur bosver, ogluna (beni kastediyor) kendin bak’ demis. Sonra cicannem ben bakarim demis. babam her sabah ise giderken beni ona birakiyordu, hastaneye ugramazsa aksam, ugrarsa gece gelince aliyordu. Bir kere olsun ne bana kizmistir, ne de ac birakmistir. Cocugu niye almadiniz diye asla sert yapmamistir, defalarca gece kalmisimdir, bir kez olsun eh be yeter artik dememistir. Ulan hala aklima gelir gevrek yerken, Her sabah gittigimde bana nesquik yapardi, ki nesquik o siralar cok pahali, luks bi sey neredeyse. Sosis kizartirdi, ki ben o yasima kadar evde yememisimdir herhalde, fakirlik aq. Ogle yemeginde hem kocasina hem bana kofte yapardi ki o kofte dunyanin en guzel koftesidir benim icin, hala dolduramadim yerini. Tabii maharetli elleri bi yana, asil konu su: Ben bugun bana kalirsa ortalamanin ustu iyilikte bir insanim, ve bunun en buyuk sebebi bu kadin ve kocasidir. Sefik dede oldu, huzur icinde yatsin, cicanneme de allah uzun omurler versin.