kuranın evrimi yalanlıyor olmaması

entry15 galeri
    8.
  1. Yeni bir kafa karışıklığımız var bu konuda. Yaklaşık 2 yıl önce dile geldi bu. Zevatın biri Dedi ki: "allaha inancım var ama bu benim evrim gerçeğini inkar edeceğim anlamına gelmez." Bunu kim mi dedi?

    Dünyaca ünlü Nobel ödüllü moleküler bioloğumuz aziz sancar. Biokimyager prof v.s. bir sürü ödül falan filan. Ee netice? Milletin kafası karıştı haliyle. insanlar nereden bilsinler ki biologların işlerinin gereği bu. inançları da evrimsel görüp kökenini materyale ve maddeye indirgemek. Yani: evrimsel biyologlar, görev tanımlarına uygun olarak, insanın kökenlerini, davranışlarını ve doğasını (hatta inançlarını) doğal ve materyal nedenlerle izah etmek. Üstelik moleküler biologların % 72 si ateist. En ünlüsü de Richard Dawkins. Aziz hoca nın "allaha inanırım" sözü bu gerçeği değiştirmez. Ama gözden kaçan bir nokta var. Bilim sadece kimyadan ve biyolojiden ibaret değil. Hemde diğer bilim dalları, determinist ve materyalist biologların dogmaları ve şartlanmış saplantılı beyinleri gibi delilsiz çalışıp, biyolojik deterministik materyalist felsefeleri bilimsel gerçek diye millete yutturmaya kalkmıyor çok şükür.

    https://www.birgun.net/ha...eden-daha-ateistik-235677

    iş tam bu noktada size bambaşka bir örnek vermem gerekiyor;

    Konu hz isa (a.s.) peygamber. Babamız Hz adem (a.s.) den sonra yeryüzünde babasız yaratılan 2. insan. Kökene inmeyi her şeyi bir sebebe bağlamayı seven ve görev edinen yunan determinist felsefesinin emirerleri biologlar bunu da izah etsinler ve açıklasınlar hadi. Allah dilerse sebepsiz ve yoktan var eder.

    Ha unutmadan, beşikte konuşup babasız yaratıldığını annesinin iffetli ve tertemiz olduğunu kendisinin peygamber olduğunu yüce allahın her şeye kâdir olduğunu beyan eden hz isa (a.s.) yı o gün toplanan tüm yahudi hahamları gördüler ve yine inanmayıp inkar ettiler. Tarihi kayıtlar bu ihaneti açık seçik ifade eder.

    --spoiler--

    Hz. isa'nın (a.s.) doğumu

    Meryem, âdeti veçhile mabedin, kendisine mahsus mahfilinde itikâfta iken, günün birinde, ansızın sükunetini bozan bir adam, önünde peyda oldu. Meryem çok şaşırmış olarak: "Senden Rahman'a sığınırım. Eğer Allah'tan korkarsan bana dokunma!" dedi. "Ben, (dedi) sadece Rabbinin elçisiyim: Sana tertemiz bir erkek çocuğu hediye edeyim diye gönderildim." Gelen, mukaddes ruh (Ruhülkudüs) Cebrail idi. Meryem'e, düzgün bir insan şeklinde görünmüştü. Meryem derhal: "Benim nasıl oğlum olabilir ki, bana hiçbir insan dokunmuş değildir ve ben bir kötü kadın da değilim!" Cebrail: "Öyledir, dedi. Rabbin: 'O bana kolaydır. Onu, insanlara (kudretimizi gösteren) bir işaret ve bizden bir rahmet kılmak için (böyle yapacağız) ve zaten bu, takdir edilerek olup bitmiş bir iş bulunmaktadır' dedi."

    Bilindiği üzere melaike, insan hayatı ile ilgili işlerle vazifelendirilmiştir. insanın ana karnına düşmesi, melaikenin ruh üflemesiyle3 olduğu gibi korunması, amellerinin yazılması, bağışlanması, ilhamları... Ve nihayet dünyadan ayrılması da o ruhani, ilahi elçiler vasıtasıyla olur. Allah’ın yüce iradesi Hz. isa’yı yaratmayı iktiza edince, indinden Ruhu (Cebrail'i), pakize Meryem'e gönderip hayat nefhasını üflemekle görevlendirmişti. Böylece, yine Zatı'nın koyduğu normal nizama uymamakla, deterministlerin zannettikleri gibi yarattığı tabiatın esiri olmadığını, her şeye kadir olduğunu göstermek istiyordu. Özellikle, maddileşmiş, ruhu inkar edecek hale gelmiş ve Yunan felsefesinin tesirinde kalmış o yahudilere böyle bir ders verilmesi gerekiyordu.

    Meryem işi anladı. Daha önceki çilelerinden daha çetin bir imtihanın başladığını idrak ederek, ister istemez ilahi takdire boyun eğdi.5 Derhal hamile kaldı. Karnında hareket hissedince mabedden ayrıldı."Derken, ona hamile kaldı. Onunla uzak bir yere çekildi. Doğum sancısı onu bir hurma dalının altına sevketti: "Keşke, dedi, bundan önce ölseydim unutulup gitseydim!" Altından bir ses şöyle dedi ona: "Üzülme, Rabbin senin altında bir su arkı meydana getirdi, hurma dalını kendine doğru çekip silkele, üzerine taze hurma dökülsün. Ye, iç, gözün aydın olsun! Eğer insanlardan birini görürsen: "Ben Rahman için (susma) orucu adadım, bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım." Onu alıp kavmine getirdi. Dediler ki: "Ey Meryem! Sen tuhaf bir iş yaptın. Ey Harun'un kardeşi! Baban kötü bir adam değildi, annen de iffetsiz değildi (sen ne yaptın böyle)?" (Meryem, konuşmaları için) çocuğu gösterdi. Dediler ki: "Beşikteki çocukla nasıl konuşuruz?" Çocuk: "Ben, Allah’ın kuluyum dedi, (O) bana kitap verdi, beni peygamber yaptı. Beni, bulunduğum her yerde insanlara yararlı kıldı. Hayatta olduğum müddetçe bana namaz kılmayı, zekât vermeyi emretti. Beni anneme karşı hayırlı evlat kildi, başkaldıran bir zorba yapmadı. Doğduğum gün de, öleceğim gün de ve diriltileceğim gün de bana esenlik verilmiştir". işte Meryem oğlu isa. Şüphe ve ayrılığa düştükleri hususta işin gerçeği budur. Çocuk edinmek Allah'a yaraşmaz. O (böyle şeylerden) münezzehtir. Bir işi yapmak istedi mi sadece "ol" der, (o da) oluverir."6

    https://kuran-ikerim.org/...erimde-hz-isanin-huviyeti
    --spoiler--
    1 ...