doğru ya da yanlış yaptığı konusunda erkeklerin ve ataerkinin karar verdiği kadındır.
dinî anlamda muhafazakâr görüş genel hatlarıyla erkeğin de kadının da evlenmeden cinselliği yaşamasına karşıdır. bu bir nebze anlaşılabilir ve cinsiyetler arasında bu konu özelinde daha eşitlikçidir.
milliyetçi mukaddesatçı yani ülkücü kesime yakın muhafazakâr kesimse erkeğin cinselliği özgürce yaşamasına her türlü desteği verirken, kadının cinselliği yaşamasını mümkün mertebe engelleme eğilimindedirler. ayrıca kendi belirlediği kadın prototipine uymayan kadınlara taciz ve baskı uygulamakta beis görmez bu kesim genel hatlarıyla.
ulusalcı kesim içinse söylem düzeyinde bir kadının cinsel özgürlüğü kabul görür ama aile içinde hâlâ bekâret bir tabu olarak korunuyor. bunda toplumsal faktörlerin yanında cumhuriyet fikriyatının şekillendirdiği "aile kurucusu kadın" figürü ile alâkalıdır.
sosyalist ve komünist çevrede ise eskiye nazaran cinsellik konusu daha çok tartışılmakta ama toplumsal baskılar tam anlamıyla aşılmış görünmemektedir.