Üzücü bir durum. Kadınlara yapılan pozitif ayrımcılığın bir sonunun olmaması bu durumu körüklüyor da olabilir.
Fakat bir diğer etken ise emile durkheim’in 100 yıl önceki toplumsal yönelimli kuramına dayanıyor. Durkheim’ı konu alan bir makalede; intiharın birey ile toplum arasındaki ilişki bozukluğundan, çatışmalardan kaynaklandığından bahsediyordu. Yani topluma bağlılık ne kadar azalırsa intihar etme eğiliminin o kadar arttığı karşımıza çıkıyor.
Bu demek oluyor ki, kaybedecek bir şeyleri olanlar intihar etmeyi bir seçenek olarak görse de bunu tercih etmiyor. Fakat aksi bir durum olan intiharı son nokta olarak görüp tabiri caizse “hayatta artık kaybedecek hiçbir şeyi olmayanlar” daha çok erkekler oluyor-muş.