6 kasim 2008 genc bakis programi

entry14 galeri
    1.
  1. -'can beeey böööle süslü süslü laflar ediosunus ondan sonacııımaaa, göz boyuyosunus, filminise gittim ben keeandiieaam, ama atatüükün çocuk sevgisinden, 23 nisandan bahsetmemişsinis hiiiç, sadece keş, ayyaş bi adammış gibi bize annatmışsınıs ama, bunun açıklamasını nasıl yapacaksınıs çoook mreak ediyoruuaaaammm'

    şeklinde ve buna benzer bir yığın saçma salak, eleştirilerde, üslubunu ve sakinliğini bozmamış bir can dündar'ın konuk olduğu bir programdı.

    ben şahsım adına, ekran başında sinir krizlerine girdim, sçtığımın asalakları, ske sürümlük akıllarıyla, daha iki kelimeyi bir araya getiremezken ve büyük bir pişkinlikle 'filminiziii izlemedııaaam amaaa' diye çemkirebilme özgürlüğü ve cahilliğiyle, beni ve bilmem kaç bin kişiyi deliye döndürebilmişlerdir.

    o an koşarak yeditepe üniversitesi'ne gitmek istedim, inancın olsun sözlük;

    gidip diyecektim ki; lan tarraaam, izlemediğin filme ne yorum yapıyosun yavşak? ondan sonra, o bir kız vardı, çemkiren nerde o?

    hah gel bakiim yavrum, atatürk'ün çocuk sevgisinden bahsetmemiş mi bu adam filmde?
    savaşta anasını abbasını kaybeden, kimsesizlerden birini evlat edindiğini, diğerlerine de cebindeki tüm parayı verdiğini anlatmış işte, daha nasıl bir çocuk sevgisi bekliyorsun? zaten ilkokul 1. sınıftan beri 23 nisan, atatürk'ün çocuk sevgisi vs vs... anlatılmadı mı sana? eğer ona benzer bir şey olsaydı filmde, bu seferde, 'yhaaa can bey zaten bildiğimiz şeyleri anlatmışsınıs ımaaaa' diye çemkirmeyecek miydin?

    bu adam, 'filmde atatürk'ü değil, mustafa'yı anlatacağım, ona göre' demedi mi defalarca?

    mesela bugüne kadar hangimiz tahayyül edebilmişti; atatürk'ün latife hanımla evlenip çankaya köşkünde yaşamaya başladığı sırada, köşkün ilk ve kurucu sahibesi; fikriye hanım'ın oraya ziyarete geldiğinde, atatürk'ün içinde bulunduğu psikolojik durumunu, içinde bulunduğu gayet insancıl bir telaşı.

    bir yanda, 'mustafa bu kadın neden geldi? ne zaman gidecek? diye soran bir kadın, öte yanda, sevdiği adam, başka biriyle habersiz bir şekilde evlenmiş ve üstelik o adam için kendi elleriyle hazırladığı, bir zamanlar sahibesi olduğu köşkte, şimdi istenmeyen bir misafir konumundaki, ihtiraslı ve hırslı bir kadın.

    bu ikisinin arasında kalmış bir adam... bir yandan bir millet, koca bir ülke, bir yandan bu iki kadın..
    hiç bunların arasında kalmış bir atatürk, yani bir mustafa hayal etmiş miydin bugüne kadar? diye sormak istedim sözlük,

    daha bir yığın şey var ama ben yine sinirlendim lan, hepsinden ayrı ayrı film olur zaten...
    herneyse, bu insanların ne için yaşadığını, inanın ki dün sabaha kadar bir daha düşündüm ama bir cevap bulamadım dostlar, yazık...
    11 ...