Yıllar önce kendisine bir eleştiri yapılmıştı.
Terim' in aldığı maaş kastedilerek 'Milletvekilleri dahi bu kadar maaş almıyor.' Denmişti. fatih terim' in o zamanki maaşı üç yüz on (310) asgari ücrete denk geliyordu.
Sayın terim' in buna cevabı şöyle olmuştu;
"550 tane milletvekili varken sadece 1 tane fatih terim var."
Bu cevap aklımın bir köşesinde yer etmiş. Fazla egolu ve kendini beğenmiş, yukardan bakan bir tavır olarak düşünmeme neden olmuştu.
Benzer bir ifadeyle amin maalouf' un semerkant adlı kitabını okurken karşılaştım. Hayyam başına gelen olayların ardından göçebe bir hayata mecbur kalmıştır. Yıldızlara bakarak Vezirlerin dönemlik fallarını hazırlar, parasını alır hayatına devam edermiş. Rivayete göre ömer' in kendisinden beş bin altın dinar istediğini duyunca şaşkına dönen vezir şöyle demiş:
-ben bile o kadar para almıyorum biliyor musun?
-gayet doğal diye yanıtlamış hayyam.
-niyeymiş?
-çünkü koca bir asırda benim çapımda bir avuç alim çıkar taş çatlasa. Ama her sene senin gibi beş yüz vezir bulunup göreve getirilebilir.
Dönemin filozof, matematikçi ve astronomu hayyam bile yüzyıl boyunca bir avuç çıkacak alim olduğunu ileri sürerken; fatih terim dünyada sadece bir tane olduğunu hissedecek ne yapmıştır?
haketmeyen insanlara bu kadar değer verilmesinin sebebi nedir?
Peşinen not: Bana uefa şampiyonu, avrupa kupası gibi futbol saçmalıklarıyla gelmeyin kalbinizi kırarım.