Bu gibi meseleler için normal şartlarda halk eliyle devrim gerçekleşir. Senin başa getirdiğin sana ihanet ediyorsa baştan geri indirirsin. Devrim dediysem de al eline ak47 sokağa çık anlaşılmasın. Seçimler de bir devrimdir. Sol bir partiden el çekip, yükselen sağı iktidara getirmek de bir devrimdir. Hah, Eğer halk uyuyorsa ve bilinçsiz ise o yönetimi hak etmis demektir. Ki bu koşullar altında kimseye yorum yapmak düşmez. Keyifleri bilir.
Ancak şunu unutmamak lazım, özelleştirilen bir kurumu almaya niyetli birisi devletin kaşı gözü hayrına bunu gerçekleştirmez. Para hedefler, çıkar hedefler, başka bir şeyler hedefler. Yani bir amacı vardır. Devlet de bu çıkarlar kendisi ile çakışmadığı müddetçe bunlara izin verir. Teşebbüslerini arz eder.
Aksi bir halde verilen imtiyazların yeniden ele alınıp, değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu arada, yeniden kamulaştırmak ile başka bir şirkete tekrar özelleştirmek arasında kayda değer bir fark yok. Çünkü yapılan anlaşma her iki türlü de iptal ediliyor. Sadece birisinde yönetim devlete, diğerinde bireye geçmiş oluyor.
Not: sanmayın ki devletçi bir politika güdüyorum. Sadece halkın malı, halkın çıkarına çalışmalı diyorum.