Normalde insanın Yaradılış fıtratı islam ahlakı üzeredir. Bu nedenle Çocukken masumdur. Etrafında melaikeler vardır. Büyüyüp nefsi emmaresi seyirtince (ergen) ruhu ile başabaş mücadeleye girer. Kalb ve akıl kontrol kademesidir. ilim kaptan klavuzudur. ibadet Zikir silahlı askerleridir. Kökü sağlamsa (besmele) ve iyi bir talim ve terbiye gördüyse hayra yönelir. iradesini hayra sarfederse kötü ve şerr işlerden muhafaza olunur. Yok şerre yönelirse, amelinin karşılığını görür. Aile toplum eğitim fıtrat ve ilahi nazar etken faktörlerdir. Buna rağmen kabul edilen genel görüşe göre başlangıçta insanoğlu, Her halukârda iyilik ve kötülük istekleri müsâvi (denk) mesâbede (seviyede) dir. iradesini kullanırken en çok toplumsal dinamikler ve aile başrollerde oynar. Fakat istisnalar her zaman vardır. ilâhi bir müdâhâle varsa o taktirde hayır cenâhına (yönünü) yönelmesi mukadderdir. Sonuçta normal şartlarda genelin hepsi ve herkes eşit bir imtihan içerisindedir. Aklını fikrini ruhunu kalbini vicdanını ilmini iradesini ahlâkını ve amelini konuşturduğu veya konuşturamadığı ölçüde yolunu bizzatihi kendisi belirler seçer ve tayin eder. ilâhi takdiratı ve Mukadderatı da bu ölçüde belirlenir.
Allah hayır isteyene hayır, şerr isteyene şerr verir. Ama hayrı da şerri de kulun ameline ve çalışmasına göre kaderini de yazan çizen dizayn eden ve yaradan allahü teala hz leridir. istisna olarak hayırda seçme ve kayırma olsa da, şerr de cebriyet yoktur. Cenabı hakk hiçbir kuluna kötülük murâdetmez. iyiliği ve kötülüğü yaratması, kişinin kendi ameline inancına imânına itikadına fikriyatına kendisinin şahitlik etmesi içindir. Herkes özgürdür. Ya cenabı hakka itâât eder veyahutta nefsine şeytana dünyaya ve şerli bir topluma biat (tabi olma-peşi sıra gitme) ederek rabbine âsi olur, bilerek isteyerek, isterse baskı ve tesir altında kalmaya kendisi müsâde ederek özgür hür iradesiyle yine kendisi karar verir.