yalnızlık

entry9503 galeri
    581.
  1. yaralar.

    "hayır" dersin. "ben" istedim böyle olmasını.

    kendi kandırılmışlığın. o da kendinden.

    o'nu beklersin. hepimiz bekledik. yüzyıllardır. sinemalarda, dünya güzeli kadınların, kavgacı erkeklerin maceralarını seyrettiğimiz salonlarda, "bari bi' çay içseydiniz" dolu komşu ziyaretlerinde, herşeybirytl diye bangır bangır bağıran ama herşeyinbirytlolmadığı dükkanlarda, oyuncakçılarda, milli piyango, spor toto bayilerinde, beraber aldıkları topun yeniliğini yok etmek isteyen kendilerinin de eskimesine göz yummaya alışmak isteyen çocukların yenilgilerinde, kirlenmenin güzel olmadığı o temiz, o tüketen caddelerde o'nu beklersin.

    herkes o'nu tanır. sonsuzluk kadar uzak içten bir gülümseyiş kadar yakındır, oysa.

    nedensiz her iç sıkıntısında yanındadır. yalnızlığınla birlik, yalnızlığınla mutlu, yalnızlığınla yalnızsan eğer "diğerlerine" muhtaç değilsen, muhtaç olduğun kudret "sen" isen "ötekileşmeye" giden yolda ilerlemeye mahkumsun.

    "bir sigara içebilir miyim?" der, cevapını beklemez susarsın. bir susar, bir sigara daha yakarsın.

    "kalbim hep ağlasın metin, gerçekten ağlasın" olur bozuk bir sesle söylenen turgutça. hatırlarsın, diğer yalnızların olduğu "o" kitabı.

    yaralar, sadece. yoksa biliriz zamanın baş döndürü bir hızla geçtiğini, ayakta durmasını bilmeyeni yıktığını. bunu bilmenin getirdiği sorumlulukla yanlış olmaktan kurtulup yalnız kalırız.
    0 ...