Hayatı boyunca sadece hayati zorunluluğu bulunan şeyleri yapan bir insan düşünün. Hayatı sadece yemek yemek, su içmek, sıçmak, işemek, nefes almaktan ibaret bir insan. Sevmekten ve sevilmekten yoksun, keyfine hitap eden hiçbir faaliyette bulunmayan, ot gibi yaşayan bir insan kurabilir bu cümleyi sadece. Kapanır evine yer, içer, sıçar, toplumdan tecrit edilmiş gibi davranır, kılını tüyünü uzatır, sonra onları bir güzel örükler. Kendi kendine dilediği kadar pis kokabilir. Ama bir insan eğer toplumla yaşamak istiyorsa o kılları almak zorundadır. Çünkü başkalarının haklarının başladığı yerde sizin özgürlüğünüz biter. Başkalarının midesini kaldırmaya, burnunun direğini kırmaya hakkınız yoktur. Uzun uzun tartıştığınız bu boktan mevzu açıklığa kavuştuğuna göre huzur içinde ölebilirim.