hayat, bazen öngöremediğimiz sonuçlarla bizi sınıyor. geçmişte "asla" diye başladığın cümleler, öyle bir an geliyor ki anlamını ve amacını kaybediyor.
hayat, seni öyle biriyle karşılaştırıyor ki ona karşı yıllarca dozunu aşmış bir sevgi ve tarifsiz bir hayranlık beslerken onun gerçek yüzünü sana gösterip doz aşımlı sevginin, o tarifsiz hayranlığın yerini öfke sonrasında nefrete bırakıyor.
hayat, ısrarla güvenmeye devam ettiğin insanın aslında ne kadar acımasız olduğunu, uğruna fedakarlık yaptığın onca şeyin karşılığında sana karşı nasıl nankörlük yapabildiğini öğretiyor.
hayat, en içten gülüşlerin ardında tek amacı seni kullanmak olan, senin düşüncelerini umursamayan, sana değer vermeyen, en muhtaç anında seni yüzüstü bırakıp hiç bir suçluluk ya da pişmanlık emaresi göstermeyen biri olduğunu gösteriyor.
hayat, sana kalp ile yürek arasındaki farkı bilmeyen insanlardan kendini koruman gerektiğini, yapmacık davranışlara kanmaman gerektiğini, çıkarları uğruna yapılan sahte sevgi ve ilgi rollerinden, takılan maskelerden kendimi korumam gerektiğini anlatıyor.
sanırım benim insanları tanımakla ilgili hayattaki en kötü sınavım bu oldu. 10 senemi yakıp yok eden, bu sınavda başarısız oldum.
ben daha önceleri de insanların kötü davranışlarını gördüm, daha önce de sevip sonrasında hayatımdan çıkardığım insanlar oldu ama nefret duygusunu yaşamamıştım. geçmişimde önce öfkelenme sonra nötrleşme boyutunda kalabilmiştim.
bu kez yaşamadığım ve bir daha hiç yaşamak istemeyeceğim bir duyguyu yaşadım...
daha insanca, güzel anılarla 10 seneye bir nokta koymak varken sevgiyi nefrete dönüştürecek kadar yüreğimi yaralayan, ard arda yalanları sıralayan, hatta kendini benim onu gördüğüm dev aynasından görüp beni küçümseyen, tek derdi kendi geleceği, kendi hayatı ve kendi mutluluğu olan, bana yaptığı kötülükleri yanına kar kaldı sanan, ben merkezci birinden alabildiğince uzaklaştım.
hayat daha beterini benim karşıma çıkarmasın, en kötü hayat tecrübem bu olsun diye diliyorum.
şükür ki; bütün bu olumsuz öğretilerin yanında, hayat bu dünyada yaşayan bu kadar kötü insanların yanı sıra hala iyi yürekli, merhametli, ilgili, dürüst, doğru, özü sözü bir insanların olduğunu da, onlarla nefes almanın mümkün olduğunu da öğretiyor.