kimse okumasa da

entry363 galeri
    260.
  1. Hiç bilmeyenle bilen bir olur mu demişlerdi?
    Oku diyende vardı okuma diyenlerde.
    Aydınlanırken delirtecek eserler vardı.
    Delirmemek için kendimizi zor tutuyorduk.
    Karnımız acıkıyordu.
    Açlığımızı gidermek zorundaydık ve canımız ekmek arası yiyecekler çekiyordu.
    Öğrenmek zor zanaat insana hayal bile kurdurmuyor.
    Rüyalarında bile ağzının içinde çiğnediklerin bir çeşit kontrol mekanizması tarafından engelleniyor.
    Una acıkıyorsun aklına katkı maddeleri geliyor.
    Akşam yemeğinde ne yiyeceğine dair planlar kuruyorsun akabinde vazgeçiyorsun.
    Yemek beğenmezken yediklerin ve yemediklerin üzerine düşünürken susadığını fark ediyorsun.
    Kana kana içtiğin sular aç karnına midene kramplar indiriyor.
    Belki de aç karnına litreler dolu su içemeyecek kadar yaşlısın.
    Doğal yollarla üretilmiş kaynamış yumurta ve dalından koparılmış yeşil zeytin doyurmaya yetmiyor alışmış olduğun beslenme biçimini.
    Şekerin zaten kötü olduğunu biliyoruz ama vücudumuzun tanımadığı hibrit mısır şurubunun yaptığı etkileri düşünürken erken öleceğimizi tahmin ediyoruz.
    iyi olduğunu zannettiğimiz beslenme alışkanlıklarımızın iyi olmadığını ispat eden doğruyu kovanların dünyasında yalnız adam olarak bildiklerini paylaşmasında yanında kimse yoktu.
    Aç yatmayı iyi biliyorduk.
    Doymadan yaşamanın tam anlamıyla beslenmenin tadına varamamanın ezberindeyken bu başka bir şeydi.
    Ucuz gıdalar el yordamı kadar yakındı ama midemiz kaldır mıyordu.
    Okumak böyle bir şeydi.
    Bilirsen bildiğine pişman ediyorlardı.
    Yinede bilmekte okumakta güzeldi.
    2 ...