Savaşların sırf kahramanlıkla kazanabileceği düşüncesinde olanlarca ileri sürülmektedir. Yokluklar içinde kazandığımız Çanakkale savaşlarını düşününce insan neden olmasın der ama; mehmetçiğin azminden başka boğaza konuşlandırılmış, küçük bir oturma odası büyüklüğündeki Alman yapımı topların sayesinde kazandığımız unutulmamalıdır Çanakkale savaşını. Eğer bu toplar olmasa idi itilaf donanması rahatça boğazlardan geçerdi ve biz de Anadolu'nun erken işgalini önleyecek kesin sonuçlu kara savaşlarını yapmaktan mahrum kalırdık. Peki bugün yine bir tek karada yenebileceğimiz Amerika'yı havada ve denizde durdurup kara savaşına zorlayacak araçlarımız var mı? Yok. En iyi ihtimalle, yazılımlarının yerli olduğunu varsaysak bile F22'ler F16'ları haklayacaktır. Ardından gelen stratejik bombardıman uçaklarını Zıpkın ve Atılgan'la durduramazsınız, uzun menzilli hava savunma sistemine sahip olmanız gerekir. Bu da yoktur bizde. Abd'yi yenebilmek için yapmak gereken onun güçlü olduğu alanlarda umutsuzluğa sürüklemek, ardından yapmaması gerekeni yapmak zorunda bırakmaktır. Gemisini batırmadan, uçağını düşürmeden Abd'yi yenemezsiniz. Doğrudur asla ülkenin tamamını işgal edemezler, direniriz. Ama her yerimiz yakılıp yıkıldıktan sonra çekildiklerinde kazanan biz mi olmuş oluruz sorusunu akla getirir tsk'nın abd'ye kafa tutabilecek olması önermesi.