öncelikle dinlemek isteyenler için şöyle bırakalım. https://www.youtube.com/watch?v=aSYZwIi9UIQ
arkadaşın evine gittim. perdeyi sonuna kadar açmıştı, çam ağaçlarıyla dolu bir ormana bakıyordu pencere, havada sağanak bir yağmur vardı. bilgisayarda bu şiiri dinliyordu. birer kahve yaptık, oturduk beraber, en baştan sonuna kadar dinledik çamları ve yağmuru izlerken.
açıkçası dinleyince verdiği anlam, dinlediğiniz ortama göre değişiyor.
ben bu şiirden orada o an aldığım tadı hiçbir zaman alamadım.
hiçbir şiirden alamadım.
Ve güz geldi Ömür hanım. Dünya aydınlık sabahlarını
yitiriyor usul usul. insanın içini karartan bulutların seferi var
göğün maviliğinde. Yağmur ha yağdı ha yağacak. in-
cecik bir çisenti yokluyor boşluğunu insan yüreğinin.
Hüznün bütün koşulları hazır. Nedenini bilmediğim bir
keder akıyor damarlarımdan. Kalbimin üstünde binlerce
bıçak ağzı... ve yüzüm ömrümün atlası; düzlükleri bunaltı,
yükseklikleri korku, uçurumları yıkıntılarımla dolu bir
engebeler atlası. Yaşamak bir can sıkıntısı mıdır Ömür
hanım?
---
Yağmur dindi Ömür hanım. Gökyüzü masmavi gülümsedi
yine. Doğa aynı oyununu oynuyor bizimle. Umudun
ucunu gösteriyor usulca, iyimserliğin ışığını süzüyor mavi
atlasından. Ne aldanış!