- Hem de kaç defa. Tecavüz timi bile yolladı üzerime.
Tecavüz timi mi, o ne abi?
- Zeki Müren, istabul'un hatırlı ve namlı adamlarından H.T. ve S.Y.'yi ayarlamış. Bunlar her gün ön masa yapıyorlardı. Dostluğumu kazandılar. Gece âlemlerine beraber çıkıyorduk. Ateş Böceği Ercan beni severdi, ihbar etti: "Sana yazık olacak. Bunlar Zeki'nin adamı. Bir eve çağırıp, içirecekler, sarhoş olunca da soyup sana tecavüz ederken fotoğraflarını çekecekler."
'BANA SÖKER Mi BUNLAR?'
Birkaç gün sonra aynen dediği gibi oldu. O iki adam gece kulübünden sonra beni Kurtuluş'ta bir eve davet etti. Durmadan içki uzatıyorlar bana. Yahu ben Karagümrüklüyüm söker mi bana? içer gibi yapıp buz kovalarına döktüm. 1-2 saat sonra ben değil bunlar sızdı. Ben de onları soyup çıplak bıraktım. Dolaptan yumurta alıp akını da üstüne başına buladım bunların. Ertesi gün uyanınca "Ava giderken avlandık" demişler. Ben bunlara kötü bir şey yaptım ve fotoğrafladım zannedip korkuyla yanaştılar bana. Durumu açıkladım, rahatladılar, bir daha da ilişmediler. Yıllar sonra Zeki Müren bizzat itiraf etti, "Seninle çok uğraştım, ezmek istedim ama şimdi seviyor, saygı duyuyorum" diye. Çok sıkı dost olduk. Her yaz Antalya'ya otele giderdik.
Dayak olayı nasıl olmuştu?
- Sahneye çıktığım ilk aylarda sesimle, fiziğimle büyük sükse yaptım. Zeki Müren'in kulağına gitmiş. Dinlemeye geldi. Birkaç gece sonra gazinoya geldiğimde sahne kostümlerimi bahçenin çamurları içinde buldum. "Ne oluyor be?" diye ayaklandım ki karşımda ızbandut gibi 3 adam belirdi. Zeki Bey'in fedaileriymiş. "işi bırakacaksın!" dediler. itiraz edeyim dedim, ağzımı burnumu kırdılar. Uzun süre kaçtım, çalışamadım. Yeniden başka yere başladım, aynı adamlardan bir daha dayak yedim.
--spoiler--