çocuk kızı seviyormuş, kız çocuğu sevmiyormuş. birlikte kampa gitmişler. çocuk çadır kurmuş. kız demiş ne kadar çadır kuran bir erkek. gözlerinin içi gülmüş ikisinin. kız, arkadaşlarıyla yüzmüş. çocuk demiş ne kadar arkadaşlarıyla alakadar ama benimle ilgilenmeyen bir kız. suratı asılmış. kendini kulağından bıçaklamış. bunları görmez olsaydım keşke demiş ve kör olmak için kendini bir arabanın önüne atmış. ama kör olmamış, sakatlanmış. kız demiş ne kadar yeşilçam bir erkek. kız çok üzülmüş, ağlamış. gözyaşlarıyla çiçekler ve ağaçlar sulamış. annesi pencereden görmüş ve ne kadar bahçıvan bir kız demiş. kız gece yatamamış çocuğu aramış. ben sana aşık değilim ama seni seviyorum demiş. aşk değil, arkadaşlık dostluk gibi. çocuk kaba davranmış kıza, ağlatmış onu. çünkü reddedilmeyi sevmiyormuş. reddedilmeyi sevmeyen, çocukken devamlı şımartılmış psikopat ruhlu biriymiş çünkü. ilgi alaka olmadan yaşayamayan ve bunu elde edemeyince de etrafa saldiran takıntılı biri. kız demiş ne kadar aşık romantik bir erkek. ama bilmiyormuş tanımıyormuş gerçekte onu. zorbalıkla duygulara çökmeye çalışan bir erkek. her türlü psikopatlığa meyyal erkek, öfke kontrolü olmayan bir erkek. kırıp dökmeyi marifet sayan, muhatabının duygularını önemsemeyen bir garip insan. ama kız ağlıyordu. ağlarken entry giriyordu ve hala ne kadar kalbi hassas bir erkek diyordu.