öncelikle özel bir gün değildir. yapış yapış hediye almalar, sahte sarılmalar, normal zamanda halini hatrını sormayıp sadece bu tip yalancı günlerde yanına kıvrılmak hiç inandırıcı değil. yanında mısın, derdini dinliyor musun, beraber vakit geçiriyor musun, tartışınca ansızın yanağından öpüyor musun, eve dönerken ona da bir paket tekel 2000 alıyor musun? ona yeter de artar bile. anneler günüymüş! birini doğurduğu için adı anne mi oluyor, ona saygı mı duymam gerekiyor? önce anneliği hak edecekler. savaşacaklar, evlatları için uzun yıllar mücadele edecekler, ağlayacaklar, sevinecekler, kol kanat gerecekler, sevmediği, anlaşamadığı bir adama çocukları için onlarca yıl ses çıkarmayacak, aynı yastığa baş koyacak, sineye çekecek her şeyi, bir de kocası öldükten sonra ölene kadar onun matemini tutacak. o zaman anne işte. daha dün çocuk doğurmuş, çocuğunu hazır bezlerle ve mamalar büyüten insanlar anneyim tribine girmiş. oğlunu, kızını şımartarak, diğer insanlara saygısızca büyütmüş yaşını başını almışlar bir de. bu iki protipe saygı duymuyorum. asla anne olarak görmüyorum onları. çok manasız ve sahte geliyor bana. annelik uzun yıllar sonra yücelir, kutsaldır. kendi annemden biliyorum, 37 yıl babamın kahrını çekerek fakirlikte, sıkıntıda 5 çocuk büyüymüş. anne ve annelik bu işte. gerisi hikaye. anne gibi anne olanların anneler gününü canı gönülden kutlarım.