adamı seversin, sevmezsin orası ayrı. ama cesareti gerçekten saygı duyulası. gazetecilerin, yazarların, akademisyenlerin çil yavrusu gibi toplatıldığı bir ortamda, hem nezaketinden, hem de muhalif yapısından asla ödün vermiyor. şu televizyonda devamlı gördüğümüz, güce tapan şaklabanlardan farklı yani.
aynısını, bambaşka bir siyasi ortamda, bugünün akp'li şaklabanlarından birisinin de yapabileceğine inansam, o kişiye de saygı duyardım. yani o kişinin siyasi duruşuna katılıp, katılmamakla hiçbir ilgisi yok bunun.
bir de neymiş 16 temmuzda, keyifle yüzünün morarmış halini izleyeceklermiş. emin olmak imkansız elbette ama bence bunu diyenler; insanlar muhalif olmak dışında hiçbir günahları olmadığı halde suçlanıp, hapislere atılırken 'oh olsun, onlar da seslerini çıkarmasalardı o zaman' diyen insancıklarla aynı kişiler.
yani liderlerine "bir saniye, dur yahu. tamam ben seni destekliyorum ama sırf sana karşılar diye de, suçları kesin bile olmayan bu insanları hapse atman doğru değil "demezler. aksine 'her koşulda', istisnasız alkışlarlar. mesela birileri bunlara; şu şu adamlar darbeci, cezalandırılmaları gerekiyor der ve sevinirler. sonra aynı birileri; biz yanılmışız, aslında gerçek darbeciler daha önce dost bildiklerimizmiş derler. ona da sevinirler. yeter ki; kendileri dışında herkes suçlu ya da suçsuz bir şekilde cezalandırılsın. ondan dolayı, bana biraz (belgesellerden filan gördüğüm kadarıyla) grubun içinde kavga çıktığı zaman heyecanlanan, mutlulukla hoplayıp, zıplayan maymunları hatırlatıyorlar.