bundan bir iki yıl önce ateist arkadaşımla antalya'ya uçarken girmiştik türbülansa, yani yanlış önerme. * arkamdaki teyzenin arapça duaları geliyordu kulağıma, ben haç çıkarıyordum, vs. ama o hiçbir şey yapmıyordu. bir kere bile "allah" dediğini duymadım. insan herkese yalan söyler ama kendine söyleyemez. inançtır bu, neden inandığı halde inanmıyormuş gibi yapsın ki? bu noktada unutulmaması gereken şu; ne dine inananların tanrı'nın olmadığı korkusu var, ne de ateistlerin tanrı'nın olduğu korkusu var bence. ateistlerin zor zamanlarında egemen ve yüce bir varlığa ihtiyaç duyduklarını düşünmüyorum. şöyle söyleyim; bundan bir süre önce arkadaşımın babası vefat etmişti, adamın kardeşi ateistti ve "şu cami avlusunda ağlayan onca insandan biri olmak isterdim, çünkü onların tutanacak bir dalları, yani allah'ları var, keşke allah olsaydı da ben inansaydım" demişti. olmasını diliyordu, istiyordu ama o üzüntüye rağmen olmadığını söylüyordu. onu gördükten sonra artık hiçbir şekilde ateistlerin böyle bir korkuları olmadığını anladım.