her soruyu yaptım neden 15 aldım yaa diyen tiplerden farklı bir portre çizmiyorsun..
çocukluğa çocukça cevap verdikten sonra devam edelim..
bu arada monşer de çok tanıdık geldi, artık her neredense.. ne bilmediğini bilmeyen kesimin, bilmedikleri olduğunu da kabul eden kesime dahiyane saldırısı..
bu da burada dursun..
entropi konusunda direteceksek, kongre ve sempozyumlarda karşılaşmayı dilerim seninle..
kullanılamayan termal enerji değildir o yanlış olmasın, geri döndürülemez enerjidir.. enerji maddeyi oluşturan moleküllerin hareketidir, termal enerji de molekül düzeyinde hareketlilik ve çarpışmadan ileri gelir.. yani, entropi demek evrenin tamamen hareketsizleşme yönünde ki seyridir.. bu bağlamda kullanılmayan enerjiden ziyade tekrardan enerji oluşumuna geri dönememektir mesele..
bu da buradq dursun..
tarih, sosyoloji, psikoloji konusunda sormuş olduğunu düşündüğün kontra soruya gelelim..
birisi çıkıp da tanrı bana bu duyguyu verdi derse ne diyecek mişim..
cevabını şöyle vereyim, sen kalbiyle sevenlerden misin? 35 satır yazmaktan daha konsantre bir anlatım en nihayetinde..
ayrıca güç, hükmetme gibi kavramları da böyle basitçe kontralarla yok saymaya çalışmasaydın iyiydi..
üstüne basarak söylüyorum, ilkel insanı bir üst akıla inandıran şey ile günümüz insanını bir üst akıla yönlendiren şeyler temelde korkudur..
kah cehennem korkusu, kah anlamsızlık korkusu, kah bir zümreye ait olamama korkusu..
ilkel insanların suya, ateşe, yıldırıma yere göğe tapınması ile bu tapınmanın yerine bugün görülemeyen bir tanrının konulması arasındaki tek fark insanın açıklayıp açıklayamadıklarıdır..
var mı burada bir itiraz?
özetle şu mu yani?
tanrıya tapınma ihtiyacı insanların açıklayamadıkları ve korktukları şeylerden ileri gelen bir istek değil mi?
yukarıda ki soruna döneyim..
duygu, hissetmek vs maddesel mi?
yoksa sana göre ruhani mi?
ruhani ise psikiyatri neden ilaç yazıyor?
kırılan bardak, ergitilerek tekrar o bardak halini alabilir. cam geri dönüşümü diyoruz, dolayısıyla reversible bir durum.. ingilizce kullanıyorum çünkü türkçede ki karşılığı net değil.. çünkü bir insan gittiği yoldan geri döndürülebilir..
ingilizce konusuyla da ne sana ne başkasına bir alt metin koymuyorum.. bunu senin algına bırakıyorum..
son itibariyle bir başlangıç var diyerek tekillik (singularity) vurgusu yapıyorsun madem..
ben de sana soruyorum, bilincin oluşmadan önce neydin? mesela 6 mm boyunda iken anne rahminde o anda ne hissediyordun?
sizlerde ki sorun çok derin..
bütün zorlamalarınız anlam ve neden üzerine..
hangi zihniyetle bilincin olmadığı bir düzlemden anlam çıkarıyorsunuz..
ve evet bu yazıyı zaten hali hazırda tesadüfen yazıyorsun..
şans eseri seçilmiş bir spermin bir sonucusun..
ulvilik olmayınca ölünmüyor yani işin özü..
not: yazılanı oku ve özümse önce ondan sonra çocuklarışırız yine istersen..
edit: entropiyi evrenin bir başlangıcı olduğunu anlatmak için anlattığını söylemişsin ama kimse sana bir başkangıcı olmadığını söylemedi.. söyledi mi yoksa? big bang'i de biliyoruz..
gel istersen entropi konusunu kapatalım..
ben konuya tesadüf ve fining tuning kavramından girmiştim.. buna ve senin ilk yazına cevabım da yukarıda duruyor..