bu gün bir adet gül ile sabah 11 de kapısına dayanıldı.
içeri girdiğimde aynur teyzenin yüzü beş karıştı. gülü bile almadı. holde komidinin üstüne öylece koyuverdim.
balkonda kardeşi selamet abi sigara içiyordu.
ben tesadüf sandım ama aynur teyze çağırmış. olayı anlatmış selamet abi de kulağımı çekmek için gelmiş.
hemen söze başladı selamet abi:
(kaba taslak yazıyorum o şokla zaten çok bişey hatırlamıyorum)
aynur ablan çağırdı beni. terbiyesizlik yapmışsın. beni seni savundum bak ama böyle olmuyor. başka bir herif olsa çekerdim vururdum. ne istiyorsun sen aynur ablandan bana da anlatsana.
-şimdi selamet abi, aynur abla ne dedi sana bilmiyorum ama ben yanlış bişey yapmadı. isteyerek kırmadım. beni tanıyorsun. yanlış bişeyimi gördün mü hiç.
-aynur ablana neden sarkıyorsun?
-sarktım denemez. sadece iyi anlaşıyoruz. ben de görüşmek istedim sık sık. o kadar
-ben yanlış bişey yapmadım. bizim aramız da iyiydi zaten sorun yoktu. beni kahvaltıya çağırdı ben de çiçekle geldim. ortanıza
-aldınız beni neredeyse tehdit ediyorsunuz. aynur ablaya olan ilgim kötü değil. sadece konuşma dert anlatma odaklı. bu arada ben gidiyorum. bu yaşta papara yiyemem.