öncesinde zaten yol yapmıştım aramız iyiydi ama o gün dilimden dökülüverdi her şey.
ben net faturasını yatırmış 4 gibi evime giderken semt pazarından-ki cuma günleri pazar oluyor buralarda- dönen aynur teyze ile karşılaştım.
-aa aynur hanım merhaba nasılsın?
-iyiyim oğlum nolsun işte
-ne aldın yine, ellerin kolların dolu.
-balık, kavun, biraz da yeşillik işte.
- he iyi taşıyım ben onları...
merdivene geçtik.
-geçen gün sana telefonumu verdim aramadın beni
-niye, hayrola.
-ne bileyim. ararsın sohbet ederdik diye düşündüm. sonuçta uyumluyuz ya seninle.
-annenler napıyor bu arada.
- lafı değiştirme ya. bu akşam arayayım mı seni?
- sen poşetleri ver bana burdan sonrasını götrürüm sağol
- aa olmadı eve kadar çıkarıcam. senin yorulmanı hiç istemem.ben diğerleri gibi değilim.
kapıya kadar gelinir.
-akşam arayacağım seni, bişeyler söylemek istiyorum
-sinirli bir şekilde- oğlum senin kız arkadaşın yok mu, görüştüğün biri.
-yoo neden sordun
-ee oğlum bana sarıyorsun da ondan.
-ne var bunda? biraz arkadaş olsak fena mı olucak. sen de istemez misin beni. çocukken beni çok överdin unutma.
-hala övüyorum ama yanlış yollara sapma.
-neyse ben kaçıyım. ama arayacağım seni. dışarıda yemek ısmarlamak istyorum.
-peki peki tamam. fesupanallah der ve kapıyı kapatır.