devamlı sigara otlanan arkadaş

entry46 galeri
    15.
  1. dallama arkadaştır kendisi. fasulyeden, bezelyeden, osuruktan bi kişilik. en azından benim tanıklığım bu yönde.

    şöyle ki;

    kendine otlakçılığı tarz edinen, öğleye kadar günaydından öte bi kelime etmediği halde nasıl oluyosa öğle yemeğinden sonra ancak, insana özgü bi şen şakraklık ve yine ancak muhabbet kuşuna yaraşır bir sevimlilik içindeki ruh haliyle bitiverir yanınızda. ilk önceleri aman yarebbim, ne şeker, ne içten bi kişilik ön yargısı oluştursa da. (bir zamanlar saflık vardı, inanırdım duyduğum her söze acınasılığında)
    sonra sonra normal seyirde, saflık bozulur, yüzler değişir, dünya kirlenir.
    kısaca kafa ayılır, ayılır ama acabalar var daha, paket hala ortada;
    masadaki paketi gözüyle kesti, yaklaştı, yanına oturdu. allah tarafından sandalye boş o dakka.

    - ayyy!! dün akşamki diziyi izledin mi? (eller pakette)
    - hmmmmevet, konuya girişin muhteşem.(evet anlat, masallar anlat bana, deli gibi anlat)
    - ne konusu, ne girişi ya? dizi diyorum ben. nası "baba" diye bağırdı?, o da ona nası "oğlumm" dedi?, çok duygulandım. çok güzeldi ya.
    ( o an paketten sigarayı çektiği an)
    - ya evet! ne tuhaf ve ne hüngürdek.. ( evet. beklediğim gibi)
    - haftaya neler olacak aceba?? ( bir nefes çekildi bile bu arada)

    işte otlakçılıkta profesyonellik, yoksa herkes "bana bi sigara versene ya." veya "vay be! gene paketi unutmuşum." sıradanlığında ve sığlığında otlanmayı bilir.
    ama böyle stratejik davranışlar; tiksindirik, acındırık gibi daha önce deneyimlemediğiniz, hatta şimdi kafadan uydurduğunuz ve ancak hislerinizin karşılığı olabilecek kelimeleri üretmenizi de,(belki daha önce duyulmuş, fakat unutulmuş) veya bilinçaltınızdan çıkışlarını görmenizi de sağlar.

    bazı yalanlar güzel, bazı arkadaşlıklar osuruktanmış.
    heyyydi bakalım.
    3 ...