içinde yaşadığım ortama ait bir örnek ile anlatmak gerekirse:
yaşar üniversitesi öğrencisi olan bendeniz, bir sene hazırlık okudum. o zamanlar ingilizce konusunda gelişeceğim,aynı zamanda türkçe olarak da öğrenim göreceğimi düşünmüştüm. bir sene hazırlığın sonucunda okulun yaklaşın üçte ikisi yaz okuluna kalır. bu üçte iki yaz okulundan bir şekilde mezun olur.fakat ne şekilde?
şu anda kendi dönemime göre konuşayım;yaşar üniversitesi öğrencilerinin çoğunun bilimsel bir makaleyi kendi diline çevirme kabiliyeti sıfırdır.bu öğrencilerin ingilizce olarak bilim üretebilme ihtimali yine sıfırdır.ilginçtirki; dersler başladıktan bir süre sonra hocalar da durumun farkına varır ve dersleri türkçe anlatmaya başlarlar fakat sınavlar ingilizce olmak durumunda hala.
şimdi soruyorum.hoca türkçe ders anlatıyor, önünüzde anlamadığınız bir ingilizce kitap ve sınavda ingilizce. sizin bu dersten başarılı olma şansınız nedir?
%90 dır. inanması zor ama evet. fakat üniversiteden mezun olunduğunda ingilizce ağırlıklı bir işte başarı şansı % 0 dır. çünkü: bu üniversite öğrencilerine ezbere eğitimden başka birşey şu durumda verememektedir.
peki okulda buna tepki yok mudur? elbette vardır. fakat bu konudaki hassasiyetini dile getiren ben, hazırlığın kalkıp hızlandırılmış tercüme derslerinin gelmesi gerektiğini arkadaşlara belirten ben: geri kafalılıkla suçlanmış ve girerken aklın neredeydi bilmiyormuydun diyen bir grupla karşı karşıya kalmışımdır.
işte bu yüzden bu okuldan hiç bilimsel makale çıkmaz. öğrencilerinin de kolay kolay bir araştırma yaptıklarını görmezsiniz.