bu haftaki bölümün kısa bi özetini yapmak gerekirse (gerekse de yaptım gerekmese de):
- dizinin başlarında kumandaya yanlışlıkla basmışım da samanyolu tv açılmış gibi hissettim. epeyce bi eroin uyarısı geçti.
- abdülhey, ofiste çalışmaya başlayan yeni kıza şöyle bi kesik attı gibime geldi. yanılıyor da olabilirim.
- iskender büyük inci'nın dadını aldı, bırakacağa benzemiyor.
- dizideki 'yaralı adamın zırt diye iyileşip aksiyonlara girmesi' sorunu bu bölümde bulut'la ortaya çıktı. adam serumu söktüğü gibi şirket basmaya gitti. ilahi bi güç gelmiş olabilir.
- öldürülen yazaruın bi repliğinde bekir coşkun'a hafif bi dokundurma vardı gibi. 'ben de diğerleri gibi kedilerle köpekleri mi yazayım' filan gibi bişeydi.
- muro candır.
- tuncay'ın da zamanında kafayı çiğnediği ortaya çıktı. hastaneye bak lan, yöneticilerinin alayı deli! özel hastanelere zerre güvenim kalmadı...
- muro candır.
- hikmet eski günlerine hızlı bi dönüş yaptı.
- muro'nun suyu ısınıyor gibi. ama giderse yalnız gitmeyeceği kesin.
- muro candır.
hatırladıklarım bunlar. zaten fazla da bişey olmadı bu hafta.