bu çok bilen ablamızın bu türdeki ilk yazısı değil. yani daha önce de böyle fantezi türünde yazıları olmuştu. ben bu kemalist başıbozuklarla yaşayamam diyor ilk olarak o zaman ayrımcılık yapmış olmuyor mu? en az 10 milyon insanı bölmüş olmuyor mu, faşistlik bu demek değil mi? yoksa anlayışa göre değişebilen bir şey mi?
daha sonra cumhuriyet gastesi diyor ki buradaki muhteşem ironiyi sanırım hepimiz iliklerimize kadar hissetmişizdir!
kanıtlı-manıtlı belgelerden bahsediyor bir de bu klasik eserinin bir bölümünde. merak ediyorum bu entellektüel camia dışına çıktığını pek zannetmediğim bacımız nasıl oluyor da bu en derin -kendi söylüyor- davaların kanıtlarını bulabiliyor.
yakında aynı türden bir döşenmeyi sevgili takipçisi tuğçe barandan da bekliyorum, umarım yanılmam, o da kendisinin engin bilgilerini ortaya çıkartır.
bir de tekrar soruyorum ülkenin en az on milyon kişiden oluşan yığınını ayırmak faşistlik değil midir?