neden diye sormayın bu aralar romantik takılıyorum azıcık. aşıkım da birazcık.
neyse filmde kız akciğer kanseri idi. enteresan bir adı var tam hatırlamıyorum. sürekli yanında oksijen tüpü gibi bir şey ile dolaşıyordu.
sevimli ve güzel bir kız. ama sürekli burnunda hortum var. bu onu diğer insanlardan ayırıyordu. aslında diğer insanların böyle bir derdi yoktu ama kendisi bu şekilde düşünüyordu diye düşünüyorum.
sonra bir erkek arkadaş edindi falan ben uyuya kaldım.
filmi izlerken her an acaba ben ne zaman bu kansere yakalanacağım diye düşündüm.
daha evlenmedim. daha çocuğum yok. daha kız arkadaşım yok. daha yaşamadığım o kadar çok şey var ki.
düşünsene daha bakirim lan. hani bu kızların yıllarca uğraşıp korumaya çalıştığı olay.
ve o an düşündüm peki ya ben kanser olsaydım. ki sigaranın etkisi ile bu gelecekte bir gün olacaktı. peki ya bana yarın kanser teşhisi konursa. hayatım ne kadar dengesini kaybedecekti. zaten çekingen olan ben daha çok kendi kabuğuma çekilecektim. hayattan soyutlanacaktım.
kız arkadaşım olmayacaktı. çocukları severim ben belki çocuğum hiç olmayacaktı. genç yaşta vefat edip yiğenimin futbolcu oluşunu veya benim çocuğumu başka biri dövdüğü zaman yiğenimin ona ağabeylik yapıp koruyacağını göremeyecektim.
hani babam ve oğlumda diyordu ya sen hiç çocuğunun büyümesini görememek nasıl bir şey biliyor musun baba diye ?
evet ben de aynı şeyleri düşündüm. bunu o arkadaş gibi kanser olduktan sonra değil sadece romantik bir film izlerken yaptım.
dertlendim sıkıldım. üzüldüm. babama üzüldüm belki torunu olamayacaktı büyük çocuğundan. belki genç yaşta oğlunu kaybedecekti.
o şekilde uyuya kaldım.
sabahleyin yaktım sigaramı ve bunları düşünmeye devam ettim. evet öleceğini bile bile kullandığın tiksindirici ve öldürücü maddeyi.
o kadar iğrenç bir bağımlılık yapıyor. yavaş yavaş intihar ediyoruz farkında olmadan.
başlamayın şu amına kodumun sigarasına. yapmayın etmeyin. kendinize yazık etmeyin.