çobanla profesörün 1 oy hakkına sahip olması

entry170 galeri
    123.
  1. eşit oy ilkesi anayasal güvenceyle sağlanan ülkelerde gayet normal durumdur.

    kuru kuruya popülizm çerçevesinde "efendim bunlar halka rağmen halkçı" gibi söylemlerle eleştirilmesinden ziyade daha mantıklı eleştiriler getirilmesi doğrudur.

    bugün o çok sevdiğimiz demokrasi aşığı batı ülkelerinnin birçoğunda 1960'lara, 1970'lere ve hatta 1980'lere kadar bizim 1930'larda elde ettiğimiz demokratik uygulamalar ve halkın demokratik hakları yoktu.

    batı ne yapmış oy hakkı için, oy hakkı elde etmek için vatandaşın bir takım kapasitelere sahip olmasını istemiş. bireyler eğitimlerini geliştirmiş, düşünmüşler.

    batı eğitim sistemini oturtmuş, isviçre alplerindeki bir çoban belki br profesör kadar akademik siyaset bilgisine sahip değil ancak körü körüne de karar vermiyor. irdeliyor, sorguluyor. peki bizdeki bir çoban nasıl davranıyor? allah, din, namaz gibi dini unusrları kullanan kişiyi "namuslu" addedip oyunu veriyor.

    her şeyi geçtim, cumhurbaşkanı'nı halkın seçmesi referandumu kamuoyunda ne kadar tartışıldı? evet oyu verenler de, hayır oyu verenler de sayısal bakımdan neye nasıl oy verdiğini bilmeden oy verdi. hayır ou verenlerin birçoğu tayyip erdoğan karşıtı olduğu için "hayır" dedi, evet oyu verenlerin birçoğu tayyip erdoğan yandaşı olduğu için oy verdi. geri kalanlar da "biz seçelim tabi, demokrasi" popülizmi ile oy verdi. halka kim anlattı parlamenter demokrasiyi? türkiye'den neler götürebileceğini kim anlattı? cumhurbaşkanı abdullah gül, akp'nin kapatılması konusunda "türkiye'den neler götüreceği iyi hesaplanmalı" dedi, peki kendisi cumhurbaşkanı'nı halkın seçmesinin parlamenter demokrasi olan ülkemizde neleri götürebileceğinin farkında mıydı? kim başkanlık, yarı başkanlık türünden sistemleri en azından halkın anlayabileceği şekilde anlattı? "demokrasi, halk seçsin" peki bu halk siyasi partiler kanunun antidemokratik yapısını biliyor mu? bilmiyor. seçimlerde milletvekillerini kendisi mi seçiyor yoksa, parti lideririn o şehir için belirlediği kişileri onaylama makamı mı oluyor? bugün kaç vatandaş kendi şehrinin milletvekillerinin ismini biliyor? avrupa'daki çiftçiler üretimlerini tırpanlayan bir yasa olduğunda o ülkenin başkentine yürüyorlar, gösteriler yapıyorlar haklarını savunmak için, bugün türkiye'de pamuk bitmiş vaziyette, akdeniz ve güneydoğu anadolu'da kaç çiftçi tepki gösterdi? şeker pancarı üretimi bitti, iç anadolu'dan kaç tane çiftçi eylem yaptı?

    biri hakkını savunmak için gösteri yapsın başbakan "sizi kim örgütledi" diye hönkürür.

    eşit oy vermek demokrasinin en temel unsuru ise, biz bu unsuru avrupa'dan önce elde ettik. geriye kalan kısımdaki yaklaşık 80 yıllık dönemde halkı bilinçlendiremeyen, onun bilinçlenmesinden korkup popülizm pompalayanlar, onun değerlerini smürenler utansın.

    bizde demokrasi seçimden seçime hatırlanır. eşit oy ilkesi demokrasilerde olmazsa olmaz bir onsur olmakla beraber, bizim ülkemizde halk bilinci olmadığı için sadece bu olmazsa olmaz unsur demokrasi için yeterli görülmektedir. kitap okuma oranı %3, gazete okuma oranı %5 olan, kimin pipisi kimin kukusunda merak eden bir millet için elbetteki eşit oy ilkesi yeterlidir. "cumhurbaşkanı'nı biz seçelim tabi arkadaş" doğru bir mantıktır.

    gerisine gerek yoktur. borsan son 7 ayda %30 değer kaybetmiş, dolar son 7 ayın en yüksek seviyesine çıkmış, ihaleler artık iktidar partisinin il temsilciliklerinde alenen sonuçlanır olmuş, muhalefet de iktidarın popülizm rüzgarına uyup, kendi polülist sitemini kurmuş.

    peki ya, oy kullanmaya gelmeyenlerin yerine sandık görevlilerinin bastığı mühürler hangi tür demokrasi halkım? hani sen birey olarak tercihini yapmışsın da, sanal şekilde oy kullanıp senin tercihlerini değiştirmeye çalışmak ne tür bir demokrasi?

    türkiye'nin tartışması gereken eşit oy ilkesi değil, halkı maksimum düzeyde bilinçlendirememenin götürdükleridir. 2008 yılında hala toplumun büyük kısmı ekonomik göstergelerle, dış politika unsurları ile, ülke içindeki asayiş durumu ile değil de, dini duyguları için oy veriyorsa ortada demokrasinin bir problem olduğu aşikardır.

    popülist söylemleri bırakıp, bir de bilinçsiz toplum üzerinden değerlendirme yapmak lazım.
    1 ...