şu ana kadar kendisinin bir romanını okudum. (bkz: kürk mantolu madonna) hikaye teknik açıdan kusurlu. sabahattin ali, anlatmak istediği olay, yani oradaki adamın anılarını anlatabilmek için bir an önce anı defterini bulabilmeliydi. hikaye anı defterini buluncaya kadar çok kusurlu. ondan sonrası ise zaten gözleme dayalı başkalarının hayatları. buradan sabahattin alide yyalnızca etrafında gözlemlediği şeyleri kağıda dökmüş ve bunu da basma şansı yakalamıştır. yazarlık melekelerinin olmadığını söyleyebiliriz. bir hikayesinde doğal çevreyi, etrafta gördüklerini anlata anlata bitiremiyor(bitirmiyor) hem de hiç bir söz sanatı olmadan. sanırım biraz melankolik ve imkansızın peşinde, mutlu olmayı sevmeyen birisi. hikayelerinin teknik kusurları da günümüzde ahmet ümitte görülür.